26 Şubat 2014 Çarşamba
tel.konuşmaları ses kayıtları
17 aralık gününe kadar başbakanın popülaritesi içte ve dışarda pek yüksekti.hakikaten son 11 yılda çok güzel şeylerde yapıldı insanımız zenginleşti yetmişli yıllara kadar bilhassa kırsal kesimde halk çok yoksuldu erkeklerin arkası yamalı pantolonları ayakta çarıklar hanımlarda ve çocuklarda 3. dünya görüntüleri hep göze çarpardı .eger karı kocanın belli bir işleri varsa ev araba alabiliyorlar kılık kıyafetler markalaştı ve batı görünmleri sergileniyor artık şimdilerde fetullah gülenle olan menfaat çatışması kılıçların çekilmesine sebeb oldu. ve bu iki dindar kesim arasındaki çatışma islamında adı ılımlı da olsa bir çıkış yolu olmadıgını gösterdi .allahüekber diyerekten hapanla götürmüşler idarecilerimiz. 4 bakanın istifaları sonu vermelerini istedikleri başbakanı destekleyici demeçler verilmedi . hatta erdogan bayraktar senin emrinle herşeyi yaptık demesi ve istifa etmenin erdoganla başlamasını ntv de dile getirdi . bu agız aldıgı tepki üzerine hemen degişti . sözünü yaladı bayraktar . daha sonraki günlerde de m. güler ilkin z. çaglayan seçim bölgelerinde boy göstererek kompas dan söz ettiler masumuz şarkıları söylemeye başladılar . belli ki böyle yapmaları buyuruldu kendilerine.ama gülünç oldular. paralel yapı iddiası ile yüzlerce hakim savcı ve polisin yerleri degiştirildi .soruşturulmaların önü kesildi zira soruşturulmaların kendilerine uzanacagını biliyorlardı. halaç pamugu gibi insanlar dagıtıldı. bu ne katılık ve acımasızlık islama sıgarmı bunlar. iktidar da iktidar diyorlar .halbuki istifa edebilmekte bir erdemdir bunu bilmiyorlar. yine magdur pozlarına yatıyorlar ve kütleleride peşlerinden sürüklüyorlar.magduruz da magduruz bu taa siirten beri böyle... agustos 2014 e kadar ki süreçte arena iyice gerilecek bilmem ileri müsbet bakabilecekmiyiz.siyasi liderler zerafeti saygıyı unuttular .hitaplarda dikkat ve uslupbir köşeye itildi.inandırıcılıgı kazanmak çok kolay ama bir de kaybedince tekrar kütleleri ikna etmek oldukca zor görünüyor...özlüyoruz batının o zarif demokrasi geleneklerini ...
24 Şubat 2014 Pazartesi
sochi kış olimpiyatları 2014
putin in korktuğu başına gelmedi.olimpiyatlara çok önem verilmiş milyar dolarlar harcanmış çok güzel bir atmosferde karadeniz kıyısında bahar havasında geçen kreasyonları kültür sanat ve resim konusunda rusyanın oynadığı dünya rolü esas alınmış tam bir zenginlik renk çümbüşü ve disiplin hakimdi kapanış seremonisinde . yarışmalar çoğunlukla Kafkas dağlarında yapıldı. bitki örtüsü ve kar miktarı çok idealdi büyük ulu ağaçların gölgesinde heyecanlı yarışlardı izlediklerimiz . özellikle 4x7.5 km biatlonda son dakıkalara kadar hep Norveç öndeydi. ayakta atışlarda 1-2 karavana sonu gecikme norveçi yarışma dışına düşürdü. hesapta olmayan rusya 1. olurken almanya 2.oldu. saha kenarından enerjik destek veren antranör çok dikkatimi çekti . durmadan koşuyor komutlar veriyor yarışçısını teşvik ediyordu madalyaya takım olarak odaklanmış ve başarıya kiltlenmişlerdi . ve kazandılarda bu nasıl hedefe kilitlenme bu nasıl madalyaya hazırlıktı .ancak böyle bir geniş sporcu kitlesinden seçim yarışlara bilgi ve malzeme ile hazırlanma başarıyı getiriyor . yalnız dua ile madalya kazanılamıyor . madalyalar batının sanayi toplumlarınca bölüşüldü . 76 milyon nüfusumuzla övünürken bir madalya bile alamayışımız bizleri hep üzdü . 40 yaşındaki Norveçli biatlon da yarış öncesi hazırlanmış ve dünyada kış olimpiyatlarında en çok madalya alan sporcu oldu.Björndalen 13 madalya kazandı.hemşehrisi Björngen da kadınlar arasında en çok madalya kazanan sporcu oldu.10 madalya. tek sporcu bile ülke toplamı kadar madalya getirebiliyor . bizde ithal sporcularla ülke ismini duyurabilmiştik süleymanoglu halterde Habeşistan dan ithal elvan ile maratonda ismimizi duyurduk .Londra da4x4 bayrakta ki başarıların altında da doping çıktı maalesef...
7 Şubat 2014 Cuma
etraf toz duman
sn . başbakan son genel seçimlerden hemen sonra balkona çıkmış76 milyonun başbakanıyım demişti. ve de ilave etmişti yönetimde çıraklık devrim bitti artık ustalık dönemindeyim. ne oldu ise işte bu 2 sene içinde oldu halkın kaç çocuk yapması gerektiginden internetine kadar herşeyine karışmaya ve müdahaleye başladı .milat olan 17.aralık olayı her şeyi degiştirdi. paralel devlet komplo teorilerine sade vatandaş göbegini kaşıyan adam inanıyor olmalı ki kamuoyu araştırmalarında yok olması gereken parti hala yüzde ellilerde oy alacak gibi görünüyor . halbuki yolsuzlukların üzerine gitse ve olayı kamufle ye çalışmasaydı daha inandırıcı olurdu bu günlerde tam bir güvensizlik atmosferi hakim . kimseler artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacagına inanıyor. büyük güven kaybetti . neden kamufle etmeye çalıştıgını artık herkezde biliyor zannediyorum zira ucu ona dayanıyor .ATV nin satışı ve havuz kurularak iş adamlarından yüzmilyonlarca dolar alınması gündemin konusu devlet ile iş yapan mütahitler istem dışıda olsa bu havuza bu paraları verdiler böylece yandaş bir medyada yaratılmış oldu . kaldıki TRT de zaten AKP nin özel kanalı gibi yıllardır çalışıyor . halbuki bagımsız ve tarafsız medya demokrasilerde ne kadar da vazgeçilmez .merkez bankasının faizleri artırması ile dövizler geriledi .2.4 olan dolar 2.2 ye kadar geriledi . yorumcular 30.03 e kadar bunun 2.5 e kadar yükselebilecegini ama hazirandan itibaren düşme trendine girecegini ve 2.0 kadar düşecegini öngörüyıorlar görecegiz . türkiye güzel ülkem bunları hiç haketmiyor. bunu batılılarda dile getiriyorlar ama bal tutan özellikle bu cografyada her daim parmagını yalıyor . suyun başındakiler mangırları hep götürdü götürüyor. deveyi çalan kılıfıda hep h
azırlıyor....
azırlıyor....
29 Ocak 2014 Çarşamba
faizler arttı
28.04.2014 gece yarısı toplanan para piyasa kurulu neredeyse %4 civarında olan faizleri %12 civarına kadar yükseltti . tl kıymetlendi 2.400 e kadar yükselen dolar neredeyse 2.200 tl ye kadar düştü . merkez bankası enflasyon yükselmesin diye piyasaya dolar sürecek ve faizleri hep yükseltecek yoksa türkiyeyi terk eden dolar durmadan iç piyasada değer kazanacak . başbakan erdogan faizleri %3.5 e kadar indirmişti . faiz lobilerinin belini kırdım diyordu yapılan yatırımlar hep cepte kalan faiz tasarrufundan yapılıyor der dururdu . kırılgan ülkelerin kaderidir bu .eskilerin tabiri ile Amerika nezle olsa bizim gibi ülkeler zatürre olurlar hep. 30 martta mahalli seçimler var.1.5 sene sonrada genel seçimler.bakalım neler yaşayacağız. ankara büyükşehir belediye başkanı melih gökçek bu ara pek suskun biri belliki kulağını çekmiş ağzını açmayacaksın talimatı vermiş hergün televizyonlarda olan adam dün seçime 15 gün kala bana suikast yapılacak temasını işledi . böyle bir duyumu varsa bile bunu savcılığa bildirme yerine evlatlarıma şifreleri verdim diyor. suskunluk belkide yolsuzluklarından kaynaklanıyor . suikast temasını b. arınçta dillendirmişti geçen yıllarda...ama bir şey çıkmamıştı . mazlumları oynayan güruh bunlar...
28 Ocak 2014 Salı
para depremi
gelişmekte olan ve de çok üreten güçlü ülkeler var dünyada.çin kendi başına bir üretim merkezi oldu bir milyarı aşan nüfusu ilede ürettikçe üretiyor ihraç ediyor ve müthiş dolar reservi var keza Hindistan brezilya ve rusyada öyle . geçen sonbaharda fed in aldığı kararlarla çok düşük usa faizlerei yükselmeye başladı devlet tahvilleri iyi gelir getirmeye başlayalı milyarlarca dolar hindistandan usa ya döndü.hindistanda para ciddi değer kaybetti . bu kargaşada türkiyedeki siyasi ortamdaki istikrarsızlık eklenincede tl dolara karşı en az %30 değer kaybetti . bugün merkez bankası ve para yönetimi toplanacak bazı kararlar alacak bankanın elinde 100 milyar dolar reserve var. hergün kuru dengeli tutmak için merkez bankası dolar satıyor. ama değer kaybını önleyemiyor . dün sabah 3.390 na kadar fırlayan dolar akşam üzeri 2300 seviyelerine kadar geriledi bu gün dahada düştü . 2003 li yıllara kadar döviz bürolarının önü çok kalabalık olurdu herkez dolar değerlenmeden dolar satın alma yarışındaydı akp iktidarın da 17.aralık 2013 e kadar kimse dolar alma peşinde koşmadı. körfez ülkelerinden gelen sıcak para borsada tatlı karlar etti .ve dolarlar ülkede kaldı batıda banka faizlerinin çok düşük olması ve petrol dolarları faiz veren istikrarlı ülkelere aktı. bunlardan biride ülkemizdi keza özelleştirmedende dolarlar girdi . siyasi istikrarsızlık ve batının para politikaları ülkemiz insanını önceki yıllara itti . enflatıon ve huzursuzluk dolar borcu olan herkezi intihar ve iflaslara sürükledi . allah sonunu hayır eylesin . dünde fenerbahce tarafları siyasi slogan attı diye gözaltına alındılar . halkından korkar oldu akp...
8 Ocak 2014 Çarşamba
sür amerikaya...
yıllar önce 40 gün kadar almanyada kalmıştım bir kapitalist ile . haftanın 5 günü deliler gibi koşturuyorduk. kullanılmış sanayi makinaları arıyorduk. istediklerimizi bulunca çok mutlu oluyor .olaylar istediğimiz gibi seyretmeyincede moralimiz bozuluyordu ister istemez. hafta sonları o yılların popüler arabası Mercedes 190 ile çeşitli şehirlere ve yakın ülkelere seyahat ederek çevreyi avrupayı ve halkların yaşam şeklini yakinen görebiliyor kültürümüzü artırıyorduk . birinde de baş şehir berline gitmiş AEG nin prokuristi dr. weberi ziyaret etmiştik . weber ile bir antalya seyahatinde bir hafta beraber aynı masada oturmuş sohbetler etmiştik . bana insanlara deneklere nasıl eziyet ve zülm edilir işkence edilir durmadan onlardan bahsetmişti nazi almanyasında evvala tıp tahsiline başlamış okul bitincede AEG de yetkili tepedeki tek adam olmuştu . harp yıllarının zahmetini çekmiş nazi politikalarındanda ister istemez etkilenmişti ona görede alman ırkı ari ırktı ve diğer milletlere fark atardı . işkence yöntemlerinden aklımda kalanlar;
çin yöntemi olan başı geriye doğru fikse edilmiş insanın alnına yukardan belli frekansta su damlatma yöntemidir . başlangıçta damla damla olarak algılanırken saatler sonra su damlaları çekiç balyoz etkisi gibi algılanırmış işkence görence...
bir başka eziyet işkence yöntemide kişi çırıl çıplak bir tuz havuzuna gömülürmüş.kişiye istediği tüm içecekler yiyecekler servis edilir beklenirmiş .idrar ve dışkılama olduktan sonra kişi bu tuz ortamında çok ama çok eziyet çekermiş sonrada bülbül olur öter herşeyi anlatıverirmiş .
weber bizi loş kasvetli ve varlıklı olduğu her taraftan belli bir antrede karşıladı.antrenin duvarları çeşitli bıçak kama süngü mizrak vs gibi harp silahları ile bezenmıştı. salona geçtiğimizde ortam daha da karardı ve kasvetlendi. duvarlar daha kasvetli bir hal aldı.hayvan postları hayvan başları geyik boynozları çırit atıyordu her yanda ve tavanda. weber bize bu endişeli ortamda garip garip te bakıyor işkence yöntemlerine bodoslama dalıyor anlattıkça da anlatıyordu . arkadaşımın dudaklarından dua ettiğini anladım başımıza burada bir iş geleceğinden endişelenmişti . WC ye gittiğimizde hemen buradan ne olur kaçalım diye boynu bükük hali ile benide tedirgin etmişti .kahveleri yarım bırakıp ikram edilen pastaya el sürmeden uçar gibi ayrıldık weber den ve tanrıya şükrettik...
daha evvelden hoş hafta sonları tatillerinin zevki damağında kalan arkadaşım kapitalist piknik tip sevimli hali ile çok sıkıldım weberden canımıza bile kastedebilirdi arabamız yeni bas gaza gel bu seferde USA ya gidelim demezmi .araba ile Atlantik okyanusunu geçeceğiz....gülümsedim gel bu seyahati bir başka haftaya planlayalım dedim hafiften ona gülümseyerek...
çin yöntemi olan başı geriye doğru fikse edilmiş insanın alnına yukardan belli frekansta su damlatma yöntemidir . başlangıçta damla damla olarak algılanırken saatler sonra su damlaları çekiç balyoz etkisi gibi algılanırmış işkence görence...
bir başka eziyet işkence yöntemide kişi çırıl çıplak bir tuz havuzuna gömülürmüş.kişiye istediği tüm içecekler yiyecekler servis edilir beklenirmiş .idrar ve dışkılama olduktan sonra kişi bu tuz ortamında çok ama çok eziyet çekermiş sonrada bülbül olur öter herşeyi anlatıverirmiş .
weber bizi loş kasvetli ve varlıklı olduğu her taraftan belli bir antrede karşıladı.antrenin duvarları çeşitli bıçak kama süngü mizrak vs gibi harp silahları ile bezenmıştı. salona geçtiğimizde ortam daha da karardı ve kasvetlendi. duvarlar daha kasvetli bir hal aldı.hayvan postları hayvan başları geyik boynozları çırit atıyordu her yanda ve tavanda. weber bize bu endişeli ortamda garip garip te bakıyor işkence yöntemlerine bodoslama dalıyor anlattıkça da anlatıyordu . arkadaşımın dudaklarından dua ettiğini anladım başımıza burada bir iş geleceğinden endişelenmişti . WC ye gittiğimizde hemen buradan ne olur kaçalım diye boynu bükük hali ile benide tedirgin etmişti .kahveleri yarım bırakıp ikram edilen pastaya el sürmeden uçar gibi ayrıldık weber den ve tanrıya şükrettik...
daha evvelden hoş hafta sonları tatillerinin zevki damağında kalan arkadaşım kapitalist piknik tip sevimli hali ile çok sıkıldım weberden canımıza bile kastedebilirdi arabamız yeni bas gaza gel bu seferde USA ya gidelim demezmi .araba ile Atlantik okyanusunu geçeceğiz....gülümsedim gel bu seyahati bir başka haftaya planlayalım dedim hafiften ona gülümseyerek...
2 Ocak 2014 Perşembe
traktör moturlu impala
seksenli yılların başında şehirler arası otübüsle bursaya gitmiştik .kış şartlarında kar kıyamet buzlu bozuk yolların riskli hali otübüsü tercih ettirmişti bize .en az 10 saat seyahat ederek bursaya sabah erken bir saatte vardık. hava hatırlıyorum güneşli ılıman her taraf kar ile örtülmüş bembeyazdı atmosfer bizi olumlu bir şekilde etkilemişti.özellikle uludaga doğru baktığımızda iyiki gelmişiz herşey harika demiştik . otellere çıkmak üzere bir taxi sorduk gösterdikleri taxi kırmızı renkli ugur böceği gibi. mis gibi bir aletti . oda çok hoşumuza gitti . araca oturduk arka koltuklara kurulduk şöför yerini aldı istikamet oteller ...araba çalıştı aman yarabbi o ne gürültü o ne sallantı yola revan olduk zangır zangır titreyen araba ile homurtularla epey bir gittik . beklentimiz herşeyin normale döneceği yönünde idi .neyse otelimizin önüne geldiğimizde kaptana sorma cesaretini gösterdim nedir bu gürültü nedir bu sarsıntı diye. adam agabey benzin çok pahalı impalalarda çok yakıyor onun için traktör motoru takdım dedi . keşke bu ıtırafı binmeden yapsaydınız dediğimde o zaman kimse binmez gürültülü diye cevap verdi gülermisin aglarmısın...
o yıllarda türkiye de döviz dar yedek parça bulunmuyor ülke 70 sente muhtaç .aziz nesin sık sık bozulan arıza yapan bir resmi ambulanstan söz eder kitabında .araç tamirciye götürüldüğünde usta kaputu açar içerisinde elektirikli süpürge parçalarından traş mkina parçalarına kadar bir kolleksiyonla karşılaşır . hatta jet uçak motoru konan bir aracın çalışınca aniden havalanıp uçtuğunu durdurmada frenin ise hiç işe yaramadığından söz eder...
o yılların taxi şöförleride alemdir özellikle yağmurlu havalarda kral kesilirler.gözlerinin tutmadığı kişileri araca almazlar hatta binenleri bile indirdikleri olurdu.yarı yolda.
en kolay ulaşım şekli bayıldı numarası yaparak trafik polisinin yardımı ile bir taxi ile ulaşımdı eger niyetiniz bir hastaneye gitmekse...taxiyi durdurur ve sizi içine atardı.trafik polisi.
yukarda bahsettigim uçak jet motorlu ambulans bir direğe çarparak ancak durabilmişti . kazada agır yaralanan hasta ayılıp kendine geldiğinde aracın ortasında duran beton elektrik direğini görmüş bu direk bindiğimde yoktu nasıl şimdi var diye şoföre sormuştu ama cevap alamamıştı kimseden zira tüm ambulans ekibi hayata gözlerini yummuşlar rahmeli olmuşlardı ...
o yıllarda türkiye de döviz dar yedek parça bulunmuyor ülke 70 sente muhtaç .aziz nesin sık sık bozulan arıza yapan bir resmi ambulanstan söz eder kitabında .araç tamirciye götürüldüğünde usta kaputu açar içerisinde elektirikli süpürge parçalarından traş mkina parçalarına kadar bir kolleksiyonla karşılaşır . hatta jet uçak motoru konan bir aracın çalışınca aniden havalanıp uçtuğunu durdurmada frenin ise hiç işe yaramadığından söz eder...
o yılların taxi şöförleride alemdir özellikle yağmurlu havalarda kral kesilirler.gözlerinin tutmadığı kişileri araca almazlar hatta binenleri bile indirdikleri olurdu.yarı yolda.
en kolay ulaşım şekli bayıldı numarası yaparak trafik polisinin yardımı ile bir taxi ile ulaşımdı eger niyetiniz bir hastaneye gitmekse...taxiyi durdurur ve sizi içine atardı.trafik polisi.
yukarda bahsettigim uçak jet motorlu ambulans bir direğe çarparak ancak durabilmişti . kazada agır yaralanan hasta ayılıp kendine geldiğinde aracın ortasında duran beton elektrik direğini görmüş bu direk bindiğimde yoktu nasıl şimdi var diye şoföre sormuştu ama cevap alamamıştı kimseden zira tüm ambulans ekibi hayata gözlerini yummuşlar rahmeli olmuşlardı ...
25 Aralık 2013 Çarşamba
iki istifa güler ve çaglayan.
17 aralıktan bugüne bir hafta geçti sular durulmadı . düşüncelerimi özetlemek isterim .
başbakan millet iradesine saygılı olun diyor % 50 oy almışım seçimle geldim ancak seçimle giderim diyor . haklı aslında ama yolsuzluk yoksulla mücadele edecegiz şiarımız düsturumuz bu derken yolsuzluk ve rüşvet başını almış gitmiş ak partililer ve partiye sırtını dayayanlar da oldukça palazlandılar bindikleri arabalardan yaşadıkları mekanlara kadar herşey para var hemde kolay kazanılın paralar diye basbas bagırıyor.alışverişleri de deli gibi hesapsız kolay kazanılan paralarla yapılıyor göze batıyor. bu kadrolar maddeden yoksul dedgimiz kesimdendi .nitekim bakan gülerin oglunun evinde milyon eurolar para sayma makinaları bulunuyor . belliki ya rüşvet aldı veya yolsuzluga aracılık etti . babası etkili ve yetkili koskoca bir iş işleri bakanı .baba güler sanki çok normalmiş gibi villasını sattıda ordan gelen paraydı diyor pişkince.başbakan bir hafta boyunca bu bir politik mühendislik oyunu santajı diyor . olayı yumuşatmaya çalıştı bekledi fırtınanın yatışması için . halkın beklentisi ise hemen karar vermesi ve 4 bakanıda azletmesi yönündeydi . tabii bu arada yargıyı ve poliside yürütmenin emrine verdi .bir sürü süratli atama ve sürgünler gerçekleştı . yolsuzlukları yapan savcıya kendi yanlısı bir savcı da eklemekle komisyon oluşturdu bunlar sade vatandaşlarında dikkatini çektimi bilemiyorum . halbuki yargı ve polis birgün herkeze lazım olabilir.politize edilmemeli .
son mahhalli SEÇİMLERDE AK PARTİDEN AYTAÇ DURAKIN ADAY OLMAMASINI İSTEMİŞ AYTAÇ TA MHP den aday olup adanada 3.kez kazanınca muslukları kısmış bunu bir yere yazar ve 22 kez müfettişler salar üzerine aytaç herseferinde de aklanır .bazen bu kadarda insafsız olabiliyor.
istanbul emniyet müdürlügüne atanan selami altınok ta aksaray valiliginden APAR TOPAR BU MEVKİYE ATANDI BU POSİTON NA ŞİMDİYE KADAR HEP BÜYÜK ŞAHİRLERDEN POLİS OLAN EMNİYEY MÜDÜRLERİ ATANMIŞTI . bu mega kent te bu kapasitesi sınırlı yandaşa teslim edilmelimiydi .?
amerika büyükelçisine bu işlere bulaşıyorsun diye de esti gürledi adamcagız kılıçtaroglu ile bir araya gelmişti sadece gerekirse sınır dışı ederiz dedi, karnını kaşıyan adamın gururunu okşadı böylece kasımpaşalı amerikaya bile fırça çekebiliyordu dünya lideri idi .. amerika sert çıktı bilmem bu konuyu bir daha dillendirebilecek mi .?
bu arada hemencecik bir genelge yayınlayarak gazetecilerinde emniyete girişlerini yasakladı .
sözcüsü hüseyin çelikte fet. güleni kastederek çıktıgın kapıyı sert kapama diye göndermede bulundu...
başbakanımız gül yapraklı pakistan gezisi öncesi yaptıgı karadeniz gezi ve mitinglerinde fasılasız esti gürledi trabzonda kendisini kefenlerle karşılayan gençlerle fotografcılara poz verdi gülümsedi tüylerimin diken diken oldugunu hissettim ...başbakanın pakistanı seçmesi yine tesadüfi degildi batı demokrasili ülkelerde belliki protestolar ve dikenlerle yumurtalarla karşılanacaktı...beklenilen empati ve birazda halkın sesine kulak vermesi...
başbakan millet iradesine saygılı olun diyor % 50 oy almışım seçimle geldim ancak seçimle giderim diyor . haklı aslında ama yolsuzluk yoksulla mücadele edecegiz şiarımız düsturumuz bu derken yolsuzluk ve rüşvet başını almış gitmiş ak partililer ve partiye sırtını dayayanlar da oldukça palazlandılar bindikleri arabalardan yaşadıkları mekanlara kadar herşey para var hemde kolay kazanılın paralar diye basbas bagırıyor.alışverişleri de deli gibi hesapsız kolay kazanılan paralarla yapılıyor göze batıyor. bu kadrolar maddeden yoksul dedgimiz kesimdendi .nitekim bakan gülerin oglunun evinde milyon eurolar para sayma makinaları bulunuyor . belliki ya rüşvet aldı veya yolsuzluga aracılık etti . babası etkili ve yetkili koskoca bir iş işleri bakanı .baba güler sanki çok normalmiş gibi villasını sattıda ordan gelen paraydı diyor pişkince.başbakan bir hafta boyunca bu bir politik mühendislik oyunu santajı diyor . olayı yumuşatmaya çalıştı bekledi fırtınanın yatışması için . halkın beklentisi ise hemen karar vermesi ve 4 bakanıda azletmesi yönündeydi . tabii bu arada yargıyı ve poliside yürütmenin emrine verdi .bir sürü süratli atama ve sürgünler gerçekleştı . yolsuzlukları yapan savcıya kendi yanlısı bir savcı da eklemekle komisyon oluşturdu bunlar sade vatandaşlarında dikkatini çektimi bilemiyorum . halbuki yargı ve polis birgün herkeze lazım olabilir.politize edilmemeli .
son mahhalli SEÇİMLERDE AK PARTİDEN AYTAÇ DURAKIN ADAY OLMAMASINI İSTEMİŞ AYTAÇ TA MHP den aday olup adanada 3.kez kazanınca muslukları kısmış bunu bir yere yazar ve 22 kez müfettişler salar üzerine aytaç herseferinde de aklanır .bazen bu kadarda insafsız olabiliyor.
istanbul emniyet müdürlügüne atanan selami altınok ta aksaray valiliginden APAR TOPAR BU MEVKİYE ATANDI BU POSİTON NA ŞİMDİYE KADAR HEP BÜYÜK ŞAHİRLERDEN POLİS OLAN EMNİYEY MÜDÜRLERİ ATANMIŞTI . bu mega kent te bu kapasitesi sınırlı yandaşa teslim edilmelimiydi .?
amerika büyükelçisine bu işlere bulaşıyorsun diye de esti gürledi adamcagız kılıçtaroglu ile bir araya gelmişti sadece gerekirse sınır dışı ederiz dedi, karnını kaşıyan adamın gururunu okşadı böylece kasımpaşalı amerikaya bile fırça çekebiliyordu dünya lideri idi .. amerika sert çıktı bilmem bu konuyu bir daha dillendirebilecek mi .?
bu arada hemencecik bir genelge yayınlayarak gazetecilerinde emniyete girişlerini yasakladı .
sözcüsü hüseyin çelikte fet. güleni kastederek çıktıgın kapıyı sert kapama diye göndermede bulundu...
başbakanımız gül yapraklı pakistan gezisi öncesi yaptıgı karadeniz gezi ve mitinglerinde fasılasız esti gürledi trabzonda kendisini kefenlerle karşılayan gençlerle fotografcılara poz verdi gülümsedi tüylerimin diken diken oldugunu hissettim ...başbakanın pakistanı seçmesi yine tesadüfi degildi batı demokrasili ülkelerde belliki protestolar ve dikenlerle yumurtalarla karşılanacaktı...beklenilen empati ve birazda halkın sesine kulak vermesi...
24 Aralık 2013 Salı
ingiliz casusu lawrence ve çöl kraliçesi
İngilizler dünyada mevcut ilk sanayi toplumudur. rönacence sonrası yaptıkları bir sürü teknik sanayi buluşları ile süratle fabrikalarını kurmuş akarsulardan ve buhar gücünden yararlanarak buyük gemiler imal etmış transport içinde raylı sistemlerini kurmuş dünyaya hakim olmuşlardır. amerikanın özellikle kuzeyi onların avusturalya, hindistan ve sayısız diger bir sürü ülke onlarındır hatta güney afrika hollandalıların keza endonezya onların yine afrikada müstemlekeleri vardır hollandalıların . ispayollar ve portekizlerde 14. 15. asırların bir sürü denizci kaşif yetiştirmiş denizci ülkeleridir bilhassa güney ve orta amerikada etkin ve sömürgeci ülkelerdir . fransızlar kanada ve afrikada sömürgecidir. sanayileşme sonucu donanımlı hale gelen bu ülkeler top tüfek ve muntazam orduları ile dünyayı paylaşıp bölüştüler bu durum 1950 li yıllara kadar böyle devam etti durdu. ama kültür hegomanyaları asla son bulmadı . agır sanayini gecikerek saglayan almanya diger ülkelerin menfaatlerine dokununca 2 dünya savaşı yüz milyona yakın insanın hayatına mal oldu. osmanlı imparatorlugunun gerileme döneminde çöl kraliçesi adı verilen gertrud Bell ve daha sonra gönderilen lawrence çok iyi arapca biliyorlardı diger yöresel lisanlarıda bunlar osmanlının orta dogudaki topraklarının demografik yapısını adım adım ülkeyi dolaşarak çıkardılar ve halkları ermeniler araplar organize ettiler . irakta sudiarabistanda zengin petrol yatakları öncelikle ingilizlerin dikkatini çekti . dünya politikalarına taa o zamandan beri yön verdiler. lawrence in cidde de kaldıgı ev müze haline getirildi ve girişe osmanlıya karşı verilen mücadelede bizi organize edennin anısına diye minnet duyguları dile getirdi . avrupa ve amerika misyonerler göndererek okullar bile açtı .taa harput ta bile. keza kayseri tarsusta amerikan kolejleri vardı çok başarılı öigrencileri mezun verdi . islam ın hakim oldugu yerlerde bilhassa türkiyede hiristiyanlaşmada bir ilerleme saglayamayınca da bu okullar tek tek kapanmaya başladı...
21 Aralık 2013 Cumartesi
lockerbie uçak kazası 1988
bundan 25 yıl önce İskoçya semalarında lockerbie üzerinde uçan PANAM Amerikan uçagı bir patlama ile düştü ve 270 kişi hayatını kaybetti uçağı gaddafinin adamlarının düşürdüğü anlaşıldı tutuklanarak cezvine konuldular . her ne kadar failler hapiste desekte açıklanamayan bir sürü soru cevabınıda bulamadı . bundan 3 sene evvelde Libya lideri gaddafi yol altında bir mazgalda ölü olarak ele geçirildi . petrolün olduğu her yerde huzursuzluk var. rahmetli iran şahıda petrol yüzünden devrildi . bir konuşmasında iyi ki türkiyede petrol yok onun için rahatsınız diştan müdahaleler bizim ülkeleri çok yıpratıyor demişti . ama biz gelelim PANAM uçağına ve de diğer tüm uçak saldırılarına hangi vicdan hangi inanç suçsuz kusursuz hava yolu ile seyahat eden insanları öldürmeye izin verir . bunları yapanlar beyni yıkanmış böylece kolayca cennete gideceğine inanan fanatiklerdir . bir de bakıyorsunuz genç bir kız veya genç bir erkek vucuduna yerleştirdiği dinamitlerle kendini de havaya uçurarak paramparça ederken bir sürü suçsuz ve günahsız insanı da telef ediyor bu tür beyin yıkanmaları da hep nedense bizim coğrafyada oluyor . bu genç beyinlere insafsız agabeylerin etkisiyle konan bir ipotektir .madem bu dünyada sürünüyorsun yap şu işi gideceğin yer hemen cennettir vaadine çoğu pek de genç coşkulu psişik olarak yatkın gençler inanıyorlar...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












