Bir gün bir baba ve güçlü kuvvetli yetişkin oglu ormanda bir yolda yürürken ogul yol kenarında büyükçe bir kaya görür ve babasına sorar baba ben bu kayayı hareket ettirebilirmiyim .? babasıda ona şayet tüm gücünü kullanırsan tabii hareket ettirebilirsin .sen güçlü kuvvetli bir delikanlısın sana çok emek verdim der. genç uğraşır didinir bir türlü kayayı yerinden bile kımıldatamaz. sonunda bak baba tüm gücümü kullandım ama en ufak bir değişim olmadı ben yetersiz güçsüz biriyim. halbuki sen oynatabileceğimi söylemiştin dediğinde babası oğlum çok uğraştın yoruldun ama benim gücümüde yanına alsaydın mutlaka başarırdık ikimiz birden der .kuvvetlerin birleşmesi nelere kadir bilmek lazım...
5 Eylül 2013 Perşembe
30 Ağustos 2013 Cuma
torunların renkli civcivleri
nur ,ayşe berra ve reyhan geçen geldiklerinde hepsinin elinde birer albenili boyalı küçük mü küçük civcivler vardı. bu civcivler yumurtadan çıkmaya yakın 2 gün evvel yumurtaya enjeksiyon yapılarak boyanıyorlar ancak immun sistemlerinde büyük hasar oluşuyor ancak bir hafta kadar yaşayabiliyorlar . neredeyse hepsi telef olup ölüyorlar . bizimkilerde öyle oldu çocuklar bu sevimli YARATIKLARA ÖYLE BAGLANIYORLARKİ ÖLDÜKLERİNDE ONLARA CENAZE TÖRENLERİ DÜZENLENİYOR 3 GÜLLÜVAL BİR ELAMLA DEFİN İŞLEMİNİDE İHMAL ETMİYORLAR . tabii belli bir travma da yaşamıyor değiller .ben bile duygusal olarak etkileniyorum .
26 Ağustos 2013 Pazartesi
eşek ve mercedes
bir gün ben ve cennetin genel müdürü mustafa nadas 190 Mercedes ile ki o yıllarda klasesinde en güzel arabalardan biri idi ve dizeldi gök mavisi tatlı bir rengi vardı.çok kişi dönüp dönüp hayranlıkla arabayı süzerdi . yoldayız antalyaya gidiyoruz amaç bayii ağını genişletmek ve bölge bayi açılışına katılmak .ispartayı geçince Toroslar nemli akdeniz havasına geçit verir ve coğrafya gittikçe yeşerir güzelleşir . yorulmuştuk kısa bir mola verelim orman içinde çam ağaçlarının yoğun olduğu alanda istedik. tam araçtan indiğimizde ak uzun sakalı olan nur yüzlü bir köylüye rastladık. bedenen çalıştığı kesin olan sıhhatli bir ihtiyardı.dal gibiydi ileri yaşına ragmen eşeğinin yularından tutmuş binmemişti bile bize doğru geliyordu. tablo büyük şehir yaşantısından sıkılmış metroseksüellerin kıskandığı huzur veren bakir bir anadolu tablosu idi .spantone bir şekilde ihtiyara baba al şu arabanın anahtarını bir tur at etrafta ama bana da eşeğini ver bende onunla bir dolaşayım dedim . ihtiyar istediğin kadar karakocana binebilirsin ama ben araba kullanamam dedi. bende hiç olmazsa arabanın içinde otur sana bir İbrahim Tatlıses CDsi koyayım dinlersin dediğimde itiraz etmedi mustafa nadas hem müzik yapıyor hemde köylü ile sohbet ederken ben eşekle tıki da tak tura başladım iştahlı idi eşek canı da koşmak istiyordu anla<şılan efendiside bugün ona binmemiş yormamıştı ben dört nala geri dönerken ihtiyar delikanlı arabadan inmiş çiftetelli müziğe eşlik ederek kendinden beklenemeyecek tarzda hoş bir stille fırıl fırıl dönüp çifte telli fındık kırıyordu . haydi beyler diyede bizleri çifte telliye zorluyordu . kendini zor ikna ettik müziği kestik adam bize neredeyse ambargo koymuştu zor kaçtık elinden .müzik çok sarmıştı onu yahu daha yenide başlamıştık bunlar tam benim havalarımdı oynamayada yeni başlamıştık diye ha bre söyleniyordu biz gaz verip giderken bu neşeli adamın müziksiz oynamaya devam ettiğini dikiz aynasından imrenerek izledim ne hayat dolu bir insandı yaşlı amcam..
3 Ağustos 2013 Cumartesi
Arsa anlaşmalarım ,
2 kez belediye ile arsa anlaşması yaptım.1. si 2003 yılında ben avukat aksebzeci park apartımanlarının yeri içindi bu arsa 40 dönüm kadar nato caddesi üzerinde caddeye yakın kısım hacı halil aga vereselerinin arkada kalan kısım da salurlunun temsil ettiği kişilerindi (Akşehirliler). bloklar yol kenarına oturmuştu . 3 kütle de bu kısımdaydı . rıza pazarlığı yaparak eşit degilde ancak % 70 kısmına denk gelen sayı kadar daire alabileceklerdi bunun içinde benden açık senet almıştı salurlu . ancak bu şekilde belediyeye gidilebidi . ben ' başkanım dedelerim babalarım bu arsayı temizlemek için ömürlerini verdiler başaramadılar bir büyüklük yapın tüm sülale size minnet duysun dediğimde gülümsedi . bu cümle anahtar cümle idi . özhaseki o yıllarda melihgazi belediye başkanıydı . 1. parselde belediyede nin %50 hissesi vardı . o hiseye 25 milyar istedi . bende 15 milyar verelim dedim . hayırlaştık . agbey sen bana bir mütahit ile gel dedi başkan. zaten daha evvelde mahir-tuncay özer ile etraflıca %50 -50 tüm masraflar ödemeler onlara ait olmak üzere mutabakata varmıştık . güzel bir anlaşma idi.tereyagından kıl çeker gibi halloldu tüm hissedarlar bana minnet duygularını ilettiler .herkez ev sahibi olmuş zenginleşmişti . övey dededen kalan hisseme % 5 e bir dükkan birde daire düşmüştü . bin bereket nur içinde yat hacı halil aga dedem...
2 kez belediye ile arsa anlaşması yaptım.1. si 2003 yılında ben avukat aksebzeci park apartımanlarının yeri içindi bu arsa 40 dönüm kadar nato caddesi üzerinde caddeye yakın kısım hacı halil aga vereselerinin arkada kalan kısım da salurlunun temsil ettiği kişilerindi (Akşehirliler). bloklar yol kenarına oturmuştu . 3 kütle de bu kısımdaydı . rıza pazarlığı yaparak eşit degilde ancak % 70 kısmına denk gelen sayı kadar daire alabileceklerdi bunun içinde benden açık senet almıştı salurlu . ancak bu şekilde belediyeye gidilebidi . ben ' başkanım dedelerim babalarım bu arsayı temizlemek için ömürlerini verdiler başaramadılar bir büyüklük yapın tüm sülale size minnet duysun dediğimde gülümsedi . bu cümle anahtar cümle idi . özhaseki o yıllarda melihgazi belediye başkanıydı . 1. parselde belediyede nin %50 hissesi vardı . o hiseye 25 milyar istedi . bende 15 milyar verelim dedim . hayırlaştık . agbey sen bana bir mütahit ile gel dedi başkan. zaten daha evvelde mahir-tuncay özer ile etraflıca %50 -50 tüm masraflar ödemeler onlara ait olmak üzere mutabakata varmıştık . güzel bir anlaşma idi.tereyagından kıl çeker gibi halloldu tüm hissedarlar bana minnet duygularını ilettiler .herkez ev sahibi olmuş zenginleşmişti . övey dededen kalan hisseme % 5 e bir dükkan birde daire düşmüştü . bin bereket nur içinde yat hacı halil aga dedem...
30 Temmuz 2013 Salı
26 Temmuz 2013 Cuma
çagların karpuzları
1971 yılı başında başladı almanya serüvenim . askerliği bitirmiştim . hemen ingiltereye gittim asker arkadaşım nefis dost halim bulan kayın pederinin glaskow daki evine yolladı . daha öncede londrada oxfort Street te İngilizce kurslara katıldım. 2 ay sürmüştü bu kurslar .ögle araları woolwort ta domates çorbası içerdik arkadaşlarla. family cook karı koca zarif İngilizlerdi emekli olmuşlar sakin bir hayatları vardı o yıllarda İngiltere henüz kuzey denizinde petrolüde bulmamıştı fakirdi . çevreyi gezdim tozdum . hatta kayak bile yaptım iskoçyada. burada doktor olarak iş bulma ve çalışma imkanları yok gibi idi . tüm commenwelt insanı iyi İngilizce biliyorlardı . Hintliler Pakistanlılar dünyanın dörtbir yanından bu merkez ülkeye akın ediyorlardı . derken soğuk bir mart günü siyah kıyafetimle brilonda göthe instut de Almancaya başladım . üstümdeki giydiğim palto hatemoglu textilin siyah pardüsü trevira kumaştandı . süet siyah botlar ve beyaz balıkçı yaka kazakla ev sahibim beni welcome mr. pastör diye karşılamıştı . derken temmuz başında löningen st. anne stift te cerrahi asistent olmuştum . ismet ercan ve fulya nın çokyardımları olmuştu. kasım sonundada kaseriye gelerek necmiye ve çağlarla almanyaya demir atmıştık .beraberdik aile tamamlanmıştı. belli bir gelirimiz ayda 1000 Euro kadar bize modern ama mütevazı yaşam koşulları sunuyordu mini bir buzdolabımız vardı büyük bir karpuzumuz olsa bile koyacak yer yoktu . kaldiki o yıllarda almanyada karpuz dilim dilim satılırdı . yıllarca karpuzu bu şekilde yedik çağlarda bu şartlarda yetişti . günün birinde tatilde olduğumuz bir sıcak temmuz gününde necati hasoglu eşek meydanında baga yemeğe davet etti . güzel mangal keyfi sürüldü akşam . yemek nefisti sonrasında koca bir buz gibi bir karpuz getirdiler bıçağı vurunca karpuz şak diye iki parçaya ayrıldı . tadıda harika tatlıydı . bolca yedik doyasıya..o sıra 5 yaşlarında olan çağlar necatinin sorusu üzerine bizde zengin olunca böyle büyük tüm karpuzlar alacağız.cevabını vermişti . sene 1979 sonunda kayseriye kesin dönüş yapıp bagı yaptırdığımızda . o yıllarda adet olduğu üzere sonbaharda hasat sonrası bir komyonetin yarısını kavun yarısını karpuzla yükleyerek hisarcıka indirdiğimizde çağlar . bizde artı zenginiz. ne kadarçok karpuz kavun satın alabildik demişti unutmadım hala hatırladıkça gülerim .
17 Temmuz 2013 Çarşamba
uçak ile ulaşım
türkiyenin merkezinde bulunan kayseriden diğer şehirlere ulaşım sadece karayolu ile yapılırdı son yıllara kadar . insan istanbula gitmek için en az 8-10 saat yolculuk yapar anası ağlardı önceki yıllarda sigara yasagıda yoktu . duman altı olurduk hepimiz molalardan sonra herkez bir sigara yakar ve kürdan ilede dişlerini temizlerdi . çay molası yemek molası uğraşır dururduk . otübüs firmaları gittikçe güçlenip büyüdüler . birbirleri ile de anlaşarak fiyatları özel günlerde şişirirler o günlerde yer bile bulunamazdı . bvayramlarda sömestr tatilllerinde yollarda terminalllerde insanlar harman olurdu . AKP iktidarında yollar duble yol oldu kazalar bu sayede azaldı gidiş gelişli tek şeritli yollarda çok trajik kazalar yaşanırdı . 2005 yıllarından sonra hava alanlarına öncelik tanındı THY monopolü kurulan özl havacılık şirketleri ile pegasus atlas onur air vs ile hava taşımacılığı ivme kazandı . milyonlarca kişi çok süratli bir şekilde makul bir fiyata da seyahat edebilir oldu . bu şirketlerde neredeyse THY kadar yolcu taşır oldular rekabet halkın lehine oldu serbest piyasa ekonomisinde iyi hizmet makul fiyat ve müşeri memnuniyetini kendine ilke edinen şirketler diğerlerine göre daha da büyüdüler pegasus gibi.hele zaman zaman yaptıkları kampanyalarla kayseri Antalya 39 tl ye bile alınabildi . tehlikeli serüven yılculuk bu sayede 50 dakikalık bir yol oldu .Atatürk bile istikbal göklerdedir demiş taa yıllar önce başuna dememiş...saygı ile bir daha minnetle anıyoruz ...
16 Temmuz 2013 Salı
böbrek nakli
ülkemizde nufusun yaşlanması ,yıllarca süren diyabetes mellitus yani şeker hastalığı ,ve bilinçsizce kulanılan çeşitli ilaçlar nedeni ile kronik böbrek yetmezliği diyaliz vede böbrek nakli için organ arayan insan sayısında oldukça artış var . yüksek tansiyonda bu hastalıklar için ana sebeplerden biri .aslındaçokta sıkıntılı bir süreç . . sosyal devlet politikaları sonunda sağlık sektöründe hastaların doktorlara ulaşması çok kolaylaştı .. sağlık politikaları halkın yararına olumlu gelişmeler gösterdi eskilerde bu hastaların çok az kısmı varlıklılar diyaliz ve nakiller için maddi imkanlar bulabilirdi. insan sağlığının kıymetini, ancak kaybedince anlıyor . böbrek nakli yaptırmak isteyen sıra bekleyen binlerce kişi var ülkemizde. çocuklarda üst solunum yollarındaki infeksiyon ve focusları sonucu geçirilen akut romatizma ve akut nefritin kronikleşmesinide unutmamak ve hafife almamak gerekiyor . aslında insanlarımız organ bağışına pek sıcakta bakmıyorlar . tüm .kampanyalara rağbet cılız kalıyor . batının uygar ülkelerinden bile organ bağışı alıyor yurdum insanı . (mesela hollandadan ) benim şahsen içim cız ediyor.buruluyorum . 76 milyon nüfuslu koca bir ülkeyiz ama küçük bir ülkeden hollandadan 17 milyon nüfuslu. organlar alıyoruz onlara muhtacız...organ bağışına duyarlı olalım ...
10 Temmuz 2013 Çarşamba
gezi parkı ve mısır
mayıs sonu başlayan gezi parkı gösterileri değişik kuruluşlarında olaya katılması ile sürarle tırmandı polisin taşkınlıklara biber gazı ve su sıkması ile ortam son derece gerildi . yazılı ve görsel medyanın bu denli kullanıldığı bilişim çağında insanlar facebooku ve twitteri kullanarak hemen bir araya gelebiliyorlar . her ferdin bir yaşam şekli ve felsefesi var artık .yıllar öncesinin güdülebilir toplulukları yok artık . herkez saygı görmek istiyor çocukmuş gibi muamele istemiyor . özellikle gençler bilgisayarı yoğun bir şekilde kullanıyor dünyayı tanıyor . fiyatlarınıda herşeyin biliyor ve karşılaştırıyor.gençlerin eğitilmişlerine uygun iş alanlarıda yaratamıyoruz . hepsi patlayacak bir bomba gibiler. yinede maddi manevi ailesel dayanışma çok sosyal gerilim ve fırtınaları önlüyor . ülkemde insanlar huzursuzluklarını dile getirip sergilediler idare edenlerde bu mesajları aldılar . aklı selim ve demokraside olgunluk türkiye yi mısır gibi çok şükür yapmadı . mısırda yaşanan olaylar epey bir zaman alacak. bu bir birikim istiyor fransada yaşanan 1789 ihtilali yüzbinlerce cana maloldu . taşlar yavaşta olsa kurbanlar vererek ancak yerine asırlar sonra oturabildi .
T.C. olarak özellikle hükümetin mursi yanlısı taraf olması büyük elçimizin çağrılmasına ve gazetecilerimizin tutuklanmasına sebeb oldu . hiçte lüzumu yoktu . batılılar gerek suriyede gerekse mısırda olayı sadece izlemekte kaldılar . ordunun olaya el koymalarına ihtilal bile demediler. almak lazım.
T.C. olarak özellikle hükümetin mursi yanlısı taraf olması büyük elçimizin çağrılmasına ve gazetecilerimizin tutuklanmasına sebeb oldu . hiçte lüzumu yoktu . batılılar gerek suriyede gerekse mısırda olayı sadece izlemekte kaldılar . ordunun olaya el koymalarına ihtilal bile demediler. almak lazım.
23 Nisan 2013 Salı
23.nisan 2013
1920 de demokrasinin vazgeçilmezi meclisimiz açıldı. o günden beride bu özel gün çocuk bayramı olarak kutlanıyor . bu mevsimde orta anadoluda genelde kırk ikindi yağmurları dediğimiz yağmurlar yağar . sabahdan ikindi vaktine kadar hava nemli ,güneşli ve ılıman olur .öğleden sonra batıdan gökyüzü bulutlanmaya başlar . bulutlar gri den siyaha kadar renk yelpazesinde yoğundur. sonra gök gürültüleri ile bardaktan boşalırcasına yağmur yağar .zaman zamanda kırcı yagdıgı olur. kırcı büyüklükleri neredeyse can eriği çapında olabilir . geçen sene yoğun kırcı yağışı neredeyse 4-5 cm. kadar olmuştu.hertaraf kar yağmış gibi bembeyazdı . yağışlar çakmağın dereresi dediğimiz büyük Kızıltepe- Hisarcık yolu arasındaki derin vadide sellere dönüşürdü 50 li yıllarda . öyleki hısarcıka araba ile gitmek mümkün olmaz merdivenli bayırını tırmanamadan konsül ile şehre geri dönerdik babam ile. . seller esenyurttan kartala kadar ulaşırdı . sellerle kayalar bile sürüklenir . çok sesli bir çağlayanı andırırdı çakmak ın deresi . aynı boyutta selleri ali dagı ile haymana- kıranardı yolu arasındaki derin vadide de yaşardık . şimdilerde yağışlar azaldı 60 lı yıllardan sonra seller yapılan derivasyon kanalları ile kayboldu artık göremez oşlduk . .
çubuklar neredeyse filiz vermeye başladı. gecikmemize rağmen budamaya başladım . hergün iki saat gibi zaman ayırdım .aslında Nureddin yapacaktı onu orhan soyışıka gönderdim bizimki kaldı ama arkadaşımda ziyadesi ile memnun oldu . fedakarlık dostlukta şart . gilamada denen çubuk dalllarını biraraya getirip bastırmak gerekir . bunu uzun dal ile veya tel ile yapmak mümkün . bunları kurutup ocakta şömünede tutuşturucu olarak kullanırız. çok işe yarar çocuklukta deredeki üzüm bağımızda ne de yorulurduk toplarken .
TARAL denen çapa makınasından iki adet satın aldım . çok iş görüyorlar bir günde 10 adamın amelenin yaptığı işi yapıyorlar agbeyim almaktan vazgeçince Gökalp e verdim . kısmetli adam . artık adam da bulmak mesele oldu kimseler belle agır işlerde çalışmak istemiyorlar .eskilerde ermeniler vardı belci olarak hep aranan kişilerdi hacıların belcilerinin özel belleri vardı döğme demirden . .şimdi hepsi sanayici oldu enorm sınıf atlama yaşandı bu ilçede . güzel de mahzen eşerlerdi . günlük amele ücretleri bu günlerde neredeyse 50 Euro civarına dayandı.
bugünler lale leylak elma çiçek günleri tabiat ana ziyadesiyle çoştu . bu güzellikleri bu mevsimde yaşamak lazım doyasıya...anadoluda bahar ve sonbahar aşağı yukarı 6 hafta kadar sürer. kısadır bu güzel mevsimler...
1920 de demokrasinin vazgeçilmezi meclisimiz açıldı. o günden beride bu özel gün çocuk bayramı olarak kutlanıyor . bu mevsimde orta anadoluda genelde kırk ikindi yağmurları dediğimiz yağmurlar yağar . sabahdan ikindi vaktine kadar hava nemli ,güneşli ve ılıman olur .öğleden sonra batıdan gökyüzü bulutlanmaya başlar . bulutlar gri den siyaha kadar renk yelpazesinde yoğundur. sonra gök gürültüleri ile bardaktan boşalırcasına yağmur yağar .zaman zamanda kırcı yagdıgı olur. kırcı büyüklükleri neredeyse can eriği çapında olabilir . geçen sene yoğun kırcı yağışı neredeyse 4-5 cm. kadar olmuştu.hertaraf kar yağmış gibi bembeyazdı . yağışlar çakmağın dereresi dediğimiz büyük Kızıltepe- Hisarcık yolu arasındaki derin vadide sellere dönüşürdü 50 li yıllarda . öyleki hısarcıka araba ile gitmek mümkün olmaz merdivenli bayırını tırmanamadan konsül ile şehre geri dönerdik babam ile. . seller esenyurttan kartala kadar ulaşırdı . sellerle kayalar bile sürüklenir . çok sesli bir çağlayanı andırırdı çakmak ın deresi . aynı boyutta selleri ali dagı ile haymana- kıranardı yolu arasındaki derin vadide de yaşardık . şimdilerde yağışlar azaldı 60 lı yıllardan sonra seller yapılan derivasyon kanalları ile kayboldu artık göremez oşlduk . .
çubuklar neredeyse filiz vermeye başladı. gecikmemize rağmen budamaya başladım . hergün iki saat gibi zaman ayırdım .aslında Nureddin yapacaktı onu orhan soyışıka gönderdim bizimki kaldı ama arkadaşımda ziyadesi ile memnun oldu . fedakarlık dostlukta şart . gilamada denen çubuk dalllarını biraraya getirip bastırmak gerekir . bunu uzun dal ile veya tel ile yapmak mümkün . bunları kurutup ocakta şömünede tutuşturucu olarak kullanırız. çok işe yarar çocuklukta deredeki üzüm bağımızda ne de yorulurduk toplarken .
TARAL denen çapa makınasından iki adet satın aldım . çok iş görüyorlar bir günde 10 adamın amelenin yaptığı işi yapıyorlar agbeyim almaktan vazgeçince Gökalp e verdim . kısmetli adam . artık adam da bulmak mesele oldu kimseler belle agır işlerde çalışmak istemiyorlar .eskilerde ermeniler vardı belci olarak hep aranan kişilerdi hacıların belcilerinin özel belleri vardı döğme demirden . .şimdi hepsi sanayici oldu enorm sınıf atlama yaşandı bu ilçede . güzel de mahzen eşerlerdi . günlük amele ücretleri bu günlerde neredeyse 50 Euro civarına dayandı.
bugünler lale leylak elma çiçek günleri tabiat ana ziyadesiyle çoştu . bu güzellikleri bu mevsimde yaşamak lazım doyasıya...anadoluda bahar ve sonbahar aşağı yukarı 6 hafta kadar sürer. kısadır bu güzel mevsimler...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






