23 Kasım 2015 Pazartesi

coca cola

dünyada fiyatları serbest piyasa ekonomisinde hep arz ve talep belirliyor.petrolü olmayan ülkeler ki bizde de yok denecek kadar az bu seneye kadar etek dolusu dolar ödedik.OPEC ve benzeri kuruluşlar üretimi kıstı varili petrolün  yıllarca ta 100  doların üzerine çıktı.enerjiye verilen bu paralar arap şeyhlerine servet kazandırdı onlarda kendilerine altından saraylar şatolar varak İtalyan mobilyalar aldılar kendileri dolar içerisinde yüzerken halklarınada bundan koklatmadılar bile. lüks ve sefahat içinde boğuldular ülkelerinde de halkın uyanmaması için hiçbir reformu gerçekleştirmediler. halk uyusun ama pozisyonlarımızı koltuklarımızı koruyalım düşüncesi ile hareket ettiler.USA ve petrole bağımlı sanayi ülkeleri saddamı devirdi Venezüella gibi nigerya gibi istikrarsız ülkelerde üretimi artırdı rus ekonomisinide bu taktikle zor duruma düşürdü petrol üreten ve satan rusya dolar karşısında yenik düştü ruble değer  kaybetti. ama üretim yapıp export yapan batılı ülkelerin  gelirleri daha da arttı.venazüellada sosyalizasyon iflas etti .SÜT VE UN BULUNAMIYOR AMA COCA COLA HER TARAFTA MEVCUT.bu arada 3. dünya ülkeleride enerji giderleri azaldığı için biraz rahatladılar türkiye gibi .bu arada kırım tatarları  ukranyadaki enerji üretim tesislerine ve nakil hatlarına sabotaj düzenleyerek kırımı elektiriksiz bırakıyor...rusyada buna bir şey yapamıyor...

18 Kasım 2015 Çarşamba

ıslıklar....

17.11.2015  saat 20.15 de başlayan  Yunanistan türkiye futbol maçında Yunanistan takımı sahaya çıktığında yuh ve ıslık sesleri keza milli marşları okunurken aynı reaksiyonlar beni çok rahatsız etti  . kollarda siyah bantlar vardı hakem ve futbolcuların  fransa daki terör saldırısına dayanışma sergilenmek istenmişti bu bandlarla . bir kaç kendini bilmez ne için sahaya geldiginide bilmeyen duyarsız cahil gruhtu.  aynı gün İngiltere wemledon da oynanan fransa İngiltere maçı öncesi saygı duruşundada sahada tam bir sessizlik ve zaman zamanda misafir takıma alkışlar hakimdi işte dayanışma ve saygı udur.oriyet ve batı  insanı arasındaki farktır bu . saygı  empati ve duyarlı olmak buna denir . herşeyin en önemliside eğitimdir.insanımızı çağdaş eğitemedikten sonra empati beklemekte  boşuna olur.fanatizm  milli vede dini artık dünyada bilhassa da gelişmiş ülkeler de tamamen out oldu . dünya çoktandır aydınlanma çağına doğru  yelken açtı.bunun yoluda açık toplumdan geçiyor tr. hala kapalı bir toplum diyebiliriz.neredeyse 5 milyon gürbetcimiz diğer ülkelerde yaşıyor. eger onlarda olmasaydı toplumumuz tam kapalı toplumlar sınıfında bulunurdu . başkasına tahammül ve diyalogla bu sorunlar ancak giderilebilirir .

17 Kasım 2015 Salı

G 20 antalya-belek TR

13.11.2015 gecesi saat 22  civarında parisin mühtelif semtlerinde eş zamanlı terrör saldırıları gerçekleşti.150 ye yakın insan öldü . en çok kayıpta sanat şehri olan pariste bir caz konser salonunda gerçekleşti . konserde bulunan bir yurttaşımız :bir silah sesi duyduk hemen konser öncesinde bu sesin konsere ait  bir animasyon olduğunu sandım ilkin.yanımda oturan genç bayan yere yığıldı mermi gözüne isabet etmişti.bu arada gür allahüekber sesleri konser salonunu inletiyordu.anlaşıldı ki bu bir terör saldırısı idi .hedef seçmeden insanları tarıyordu özü dönmüş fanatik terröristler.panik içindeydi herkez.yerlere yattık hayatta kalmak istiyor bir şeylerin arkasına saklanmak gizlenmek istiyorduk. güvenlik güçleri çok geçmeden geldi ve tüm terröristleri  bertaraf etti öldürdü. bu sırada almanya fransa milli dostluk maçı oynanıyordu ve fransa galipti.hollande de maç izliyordu.halk panikle zarar görmesin diye 80 bin kişiyi saha çayırına  yönlendirdi güvenlik güçleri.. kimsenin burada burnu kanamadı.bu vahim olay G-20 toplantısına gölge düşürdü hollande ve Arjantin başkanı gelmekten vazgeçtiler.çok şükür belekte bir vukuat olmadı tayyip güzel ev sahipliyi yaptı.sonuç bildirgesinde başkanlar tek ağızdan beraberce terörle mücadelenin yapılacağını vurguladılar.15.000 polis görev yaptı belekte kuş uçmadı.terör olayları turistlerin islam ülkelerinde tatil arzularını %80 civarında azalttı. bir kaç hafta önce sinai üstünde uçan rus uçağına konan bomba 200 kişinin yok olmasına sebeb oldu .bunlar gizli bir haçlı çatışması.orta çağda olduğu gibi . çaremi tolerans ve diyalog...

20 Temmuz 2015 Pazartesi

koordinasyonsuzluk

2014 senesi  yazında hisarcık-erciyese çıkan  ana arter yolda dogal gaz su hattı için yeni yapılmış asfaltı döşenmiş yol tretuar taşları ve patikaları tamamen ileri teknolojı makinalarla  kazındı makinalarla asfalt ügütüldü  eski su boruları kazaya ugradı artezyen vari görüntülerde oluştu zaman zaman toz toprak gigiş gelişe döndürülen yol bagcılara bayagı stress yarattı analarından emdikleri su burunlarından geldi.
bu senede iniş yolu için aynı yöntemle yol kazındı.asfalt ügütüldü . neymiş kanalizasyon  boruları geçecekmiş .günah vallahi milli servet koordinasyonsuzluktan savutturuluyor heba ediliyor . ilgili kamu kuruluşları  bir araya gelseler yol eşilince ilgili birimler bu kanallardan beraber istifade etseler.olmaz mı ?her zaman aynı maymun dansı dün bayramın 3. günümde 2 kaza oldu gidiş geliş olan yolda . öyle küçük levhalar konmuş ki tadilat var diye  mübalasız el içi kadar ebatlı . bu levhaları görmeyenler  yol aniden bitip sola 90 derece ok verince insanlar ani fren yaparak ya bariyerlere giriyor ya da takla atıyor.kamu kuruluşları sanki şöförlere tuzaklar kurmuşlar.yazık yurdum insanlarına bu kadar mı ucuz insan hayatı . avrupadaki yol çalışma işaretleri aynen buradada o ebatlarda uygulansa eminim hiç kaza olmayacak. empatiden yoksun brokratların  ilgisizligi derim ben buna allah vijdan versin...

16 Temmuz 2015 Perşembe

bu sene bahar öncesi yine küresel ısınmaya baglı olarak havalar ılıman geçti.özellikle erken çiçek açan bademler ve kaysılar  april 5 i sonrası soguk aldı. öyleki tek bir meyva yok .geç çiçek açan ceviz ve dut agaçlarında  çok bereketli  meyva var . bordo bulamacı ve kirazlarda kurt olmasın diye yapılan ilaçlara ragmen kirazlar hasta  belki yagan bol yagmur ve kırcının da bunda etkisi var . aslında hisarcıkta kiraz ve vişne bu iklimin sevdigi agaçlar .  kirazlar resmen uldu...meyvelerin en zahmetsiz ve hazmı kolay olanıda dut bence . bundan 20 sene kadar önce yaşadıgımız yogun sert kış neredeyse 2 ay sürdü kuru ve çok soguk bir kış geçirdik.işte o sene babamın bahçesindeki dut adem çilsalın bagındaki beyaz asırlık dut agaçları tüm komşularınki ile beraber soguk aldı . bu agaçların gövde çapları 1 metreye yakındı çok üzüldüm  ben yaz günleri poliklinik sonu baga vardıgımda hemen duta tırmanır bolca yerdim .bu benim geç ögle yemegim olurdu .akşam üzeri yine duta tırmanır doyasıya  yerdim. benim aşladıgım kara dutta sevdigim bir agaçtan göz alarak aşlanmıştı ondan da çok istifade eder zevkle yeriz. bu sene taşcıoglu erikleri bolca var kevzi ve yaprak bitleri ilaçlarıda vurduk rekolte bereketli olacak inşalllah.bu cins erikleri ben bahçede bulunan piçlere aşladım .o yüzdende bursadan gelen ticari dikmelere göre daha dayanıklı bu piçler soguk yayla iklimine karşı. çevremizde ve talas ta da  taşcıoglu erik agaçları pek yetişmiyor sanki bizim bahçeye özel bir tür bu....lokum gibi olur yetişkinleri.3-4 tanesi ile insanın karnı doyar...aynı zamanda iyi bir laksatiftirde...

15 Temmuz 2015 Çarşamba

ramazanın amacı aslında nefse hakim olarak neredeyse 18 saat yememek içmemek seksten uzak disiplinli bir ay geçirmek. insan  tüm gün açkalarak açlıgın ne demek oldugunu anlar ve yaşar.tabiiki ilk günlerde  insan çok zorlancaktır  ama  birkaç gün geçince yeni şartlara organizma alışır .böyle uhrevi günlerde  fakir fukaranın durumu açların perişanların durumu dahada fazla gözde ve gönülde görülür hissedilir .  insan tefekküre  düşünmye başlar hedeflerini minimalize eder kendini daha çok ahirete hazırlar ibadetini artırır yaradana daha bir fazla yakınlaşır sarılır.
ama son yıllarda tam bir savurganlık göze çarpıyor. masalar yiyecek ve içecek ve iftariyeliklerle eski roma masaları gibi donanıyor . israf diz boyu . ne yiyecegini şaşırıyorsun bu tür zengin sofralarında  dikkatimi çeken servis edilen yiyeceklerin  çogununda çöpe  gidişi . bir yanda tuzu kurular bir yandada kuru ekmege muhtaç olanlar kitleler... allah akıl fikır versin . bu tür manzaralar  bilhassa restoranlarda daha da ifrat derecesinde dikkatleri çekiyor . bu lüks restoranlarda fiyatlarda çok uçuk . kayseri şartlarında en az 50 tl ödeniyor . tabii büyük mega şehirlerimizde  bunu 3-5 ile çarpmamız gerekiyor .özetlersek ;
ramazan amacından sapmış görülüyor...

26 Haziran 2015 Cuma

türkiyede 7 haziran seçimleri yapıldı.daha evvel %52 olan ak parti oyları 12 puan kaybederek % 40 a geriledi . buna sebeb ne oldu? kanaatimce devletin tüm imkanlarını kullanarak erdogan ın hep sahnede kalması ve açılışlar yapma polemiği ile bölücü aşağılayıcı vede tepeden bakarak halka dogruları dikte etme çabaları  ve dayatma nutukları oldu .başbakan davutoglu nunda kendine yeni bir idol arama yerine tamamen erdoganlaşan sahne almaları taklitciligini halk benimsemedi hatta onu bir ilim adamı olarak ilkin algılmıştı  aksarayın tüm güdümüne girmesini halkımız irkildi, kabüllenemedi . bu iki aktör neredeyse 450 milletvekili çıkaracaklarından son derecede emindiler , böylece istedikleri başkanlık sistemi ve anayasa yapımı çantada keklik gibi gözüyordu.aroganttılar.kayseride 7 olan sayıyıda daha artıracak gibi davrandılar ama 5 de kaldılar. ülke genelinde ise  ancak 258  millet vekilinde kaldılar .seçim sonrası tüm süratler asıktı perişanları sergilediler.erdoganın daha evvelki balkon konuşmalarındaki kucaklayıcı ileriye ümit saçan konuşmalarından davutoglunda eser yoktu. diktaya doğru tek ADAMLIGA DOGRU GİDİŞE HALK YOK ÖYLE ŞEY  YANLIŞLAR YAPIYORSUNUZ KENDİNİZE ÇEKİ DÜZEN VERİN AYNAYA BAKIN EVVELA DEDİ . ama nasıl olacak tek kudretlinin başkalarından akıl sorması  ve müşterek aklı benimsemesi kolay gözükmüyor.seçim sürecinde çatmadıkları hakir görmedikleri lider kalmadı hepsi ile kavgalılar  nasıl bir koalisyon bizleri bekliyor göreceğiz . kurulsa bile ömrü kısa olacak yeni hükümetin . çevremizde yangın var kuzey ırakta suriye pkk sı etnik temizliğe başladı bile . kuzey ırak, kuzey suriye ve doğu güney doğu anadoluyu içine alan büyük bir kürt devleti oluşuyor. ilerde belkide irandanda bölgeler katılacak yaşarsak göreceğiz.

13 Nisan 2015 Pazartesi

türkiyede saglık sektöründeki aşamalar

kayseride cumhuriyetin kuruluşuna kadar genelde ermeniler  ve rumlar  hekim olarak faaliyet göstermişler. talas amerikan kolejine gelen misyoner hekimlerinde at sırtında ilkel şartlarda hizmet verdikklerini biliyıoruz. ilk özel hastane olarak  başoglu saglık yurdunu tanıdık . bu kuruluş dr. ismail başoglu tarafından hemen  devlet hastanesinin karşısında salih avgın paşa caddesinde idi .tek katlı bir evde çok küçük ölçekli  imkanlarla çalıştı .  burada mide safra kesesi açık yöntemlerle ameliyat edilirdi  günde belki bir iki ameliyat olurdu .  hastanın yakınları akrabaları  bu küçük tesisin kapısında bekleşir ameliyat oldu kurtuldu veya masada kaldı allah rahmet eylesin alın yazısının önüne geçilemiyor vadesi dolmuş diye teselli edilirlerdi . sonralarda ömür sahabiyede daha sonrada millet cadddesinde faaliyet gösterdi  burası daha yogun çalışırdı . dr salih gazioglu dr Mehmet ali kayacık gözde Mustafa gündogdu çocukta Musa elmaagaçlı dahiliyede Ekrem Çetiner ve daha bir çok tanınmış hekim burada faaliyet gösterir harikalar yaratırlardı kısıtlı imkanlarla daha önce de cerrah olarak mehmet biberci devre adını yazdırmıştı . şifa yurdu yeri amele pazarına yakın bir binadaydı daha sonrada hayat hastanesi kiçikapı bankalar caddesinde  ve sahabiyede kuruldu . burada dr. mehmet köseoglu ve arkadaşları çalışırdı .hekim muayenehaneleri 27 Mayıs ve düvenönünde toplanmıştı.devlet hastanesi hekimlerine halk muayene olur tedavi ve ameliyatın orada çabucak yapılmasını isterdi.birde salt muayenehane hekimleri vardı bunlar özel çalışır özellikleri olan başarılı insanlardı.bende 27 yıl özel olarak ilkin millet caddesinde son 7 yılda park caddesinde kendi kliniğimde özel olarak çalıştım.SGK nun özel hastanelerden hizmet almaya başlaması ile 5 yıl Avrupa hastanesinde son 7 yıldırda özel kartal hastanesinde çalışmaktayım .

6 Kasım 2014 Perşembe

kanuni sultan süleymanın eli

kanuni sultan Süleyman  46 yıllk haşmetli bir devir sonun da  her canlı gibi ölür  parlak bir devirde böylece kapanır.defin  merasimi başlar  büyük imparatorun bir eli tabutun dışındadır bunu cenazeye katılan tüm  halk görür . neden tabutun kefenin sultanın eli içine konmamıştır halk bir birlerine sorup durur . nihayetinde şeyhüslam ve sadrazam tüm soranlara tek tek cevab verirler.
hükümdar  ölmeden evvel vesiyet etmiştir ki  definde bir el mutlaka tabuttan dışarda olsun  diye. böylece  tüm sonra gelen nesiller bu cenazeyi gözlerindren ayırmasınlar tüm dünyaya bile hükmetmiş  kos koca Osmanlının o müktedir hükümdarı sultan süleyman bile o bir dünyaya hiç bir şey götürememiş eli boş gitmiştir . ders almamak mümkün mü ???

16 Eylül 2014 Salı

hocanın sabit kalemi

ocak 1969 da asker olmuştum . Chevy  arabamla izmire gitmiş yedeksubay acemi birliğine hatay-izmirde teslim olmuştum .  4 aylık eğitimden sonra kura çekiminde ankara etimesut  muhabere taburunun yedek subay hekimi olmuştum .  burada sempatık iki odalı bir de revirimiz vardı bende revirde kalıyordum. her hafta sonu  cumadan kayseriye otübüs ile gelir pazar akşamlarıda dönerdim . yeni evli sayılırdım .  necmiye  sultanhamamı sokakta babam ve  receple beraber kalırdı  babam henüz 2. evliliğini yapmamıştı .  tüm olumsuzluklara rağmen zevkli bir süreçti bu dönem diyebilirim .  hava ikmal merkezinin paşasının girişimi ile tayinim kayseri doğu menzil komutanlığına yapılmış  bende çok rahat etmiştim . evimizde yatıp kalkıyordum . hatta birde pratisyen muayenehanesi açmıştım .mustafa gündogdunun yazıhanesi üstündeki evine . orda bir oda depoları olarak kullanılıyordu.diger kısımları için ayda 250 tl kira ödüyordum . aylık maaşımda 800 tl idi .   o yıllarda  muayehanelerde odacı kapıcı konumunda yarıda  doktoru koruyan simsarvari adamlar çalışırdı benimkide Zeynep hanımın kocası hayrettin aga idi . köylülerle çok iyi diyalog kurar garajdan adamları simsar vari yakalar getirirdi .  çogu kere  kapımı açar yahu doktoru bir gör  muayene olmazsan olma be birader gibi   cümlelerle haşırdar dururdu .
   bir keresinde  yine bir köylü  kızı getirmişti  kız  hommucu gibi  örtünmüş  tesettürlü dediğimiz cinsten salıp sarmalanmış iki büklüm çekingen biri idi yahyalının bir köyündendi o yöre her taraftan daha da muhafazakardı .  ve  kızcağız çok sessizdi o yıllarda gelinler kayınpederlerinin olduğu ortamlarda hiç konuşamazlardı.ancak fısıltı şeklinde veya işaretlerle diyalog kurulurdu . çok ızdırabı olduğu yüzünden okunuyordu karnı ağrıyordu elleri karnında idi kıvranıyordu .  yatsında muayene edeyim dedim yatırdılar .bacaklarını bile uzatamıyordu ateşli ve kusmaları vardı bizim akut batın dediğimiz tablo  adeta bağırıyordu . dikkatimi  göbeğinden başlayarak pubise alt tarafa doğru inen sabit kalemle yazılan arapca yazı çekti . kayınvalidesi bir hocaya götürmüş hoca efendi herkezi dışarı çıkararak gelini yatırmış göbeğinden yalayarak aşağılara kadar inmiş ve sabit kalemle arapça duaları yazmıştı .başkasının orada bulunması melekleri  ortamdan uzaklaştırır demiş hoca.bu arada seksüel taciz yapılmış mıydı geline sorduğumda cevap vermediği gibi  utanıyor başını obür tarafa çevirerek yüzünün de kızardığını saklamak ister gibi çaba içine giriyordu hemen hastayı ömür kliniğinde ameliyata aldırmıştım .perfore apandisi vardı . hocanın nefesi ve yalayarak yazdığı dua  kızı neredeyse öldürecekti ... o yıllarda hasta hoca doktor ilişkileri işte bu mihvalde idi .