12 Nisan 2014 Cumartesi

hapishanede tatlılar

nasılsa 2 tatlı deli hapishanede  sıkı fıkı arkadaş olur yedikleri içtikleri ayrı gitmez  ikiside hücre evresini akıllı uslu tamamlayınca  idare onlara altlı üstlü bir ranza sunar küçük bir odada. onlarda böylece aynı odayı paylaşarak samimiyeti dada artırırlar. ikiside adam öldüren ve ömür boyu hapse konan  elleme mangal kömürlerinin aksine gayet sakin ve akıllı görünen tatlı manyaklardır. günün birinde ömür boyu burada kalmamaları gerektigi konusunda uzlaşır  kaçmaya karar verirler. ama bu azılı katillerin tutuldugu hapishanenin etrafında çenber şeklinde 50 tane yüksek  duvar vardır.  amerikadaki meşhur alcasar hapishanesi kadar emniyetlidir bunu bilirler. günün birinde  bekledikleri an gelir  nöbetçilere ince bir ayar vererek aksiyona başlarlar .  duvar bir der birisi öbiri duvar iki der böylece  49 zuncu duvara kadar  kan ter içinde kalırlar başarı yakındır artık ikiside özgür olacak hür bir şekilde yaşayacaklardır .   ancak biri su koyverir 50. duvara tam tırmanacakları sırada  ama ben çok yoruldum  devam edecek artık halim  kalmadı ben geri dönüyorum der tutturur ve geri döner . arkadaşına çok baglı olan 2. delide onu takip ederek hücrelerine geri dönerler...son anlardaki sabır işte böyle hayati önemlidir kıssadan hisse duyurulur. 

11 Nisan 2014 Cuma

6.filo istanbulda

amerikalıları ilk defa 1963 senesi yazında trabzonda meryem ana kılısesini temizledigimiz  yıl tanıma fırsatı buldum . temizlemekte amacımız turizme açmaktı. biz  maçkada internasyonel  grup olarak faaliyet gösterirken amerikalı askerlerde gelir bu güzel köşede piknik yaparlardı .beyazlar ve zenciler hep bir arada idi . tapelerinden müzik sesleri yükselir coca cola bira belkide farklı tür yüksek  dereceli alkolde kullanırlardı . yerler içerler dans eder  eglenirlerdi .zaman zamanda ingilizce karsdan karamandan   sözler eder dünya politikalarından vietnam harbinden falan konuşurduk ...o yıllarda  onların imkanları kılık kıyafetleri hatta termos denen aletleri ile bile fark atarlardı.ilk onlarda görmüştüm . 1960 sonrası hippilerin başkaldırısı başladı özellikle 62 kuşagı o güne kadar kabul gören tüm dünya kurallarına başkaldırdı.  bu akım batıdan doguya dogru süratlice dalga dalga yayıldı .hippyler sultan ahmet meydanını mekan tuttular  slogan olarakta  süt iç süt içiri seçmişlerdi saçları sakalları uzamış kılık kıyafet özensiz erkeklerdi bayanlarda da makyaj öje olmazdı  bunlar o dönemde her mekanda sarmaş dolaş olur durmadan saatlerce öpüşürler kimseleride takmazlardı. amerika 2. dünya savaşı sonrası popülaritesi en yüksek ve en saygın ülke idi  dünyada.sonrasında  vietnam savaşı israil ile özel yakın ilişkileri arap israil savaşı kıbrıs geriliminde sergiledigi yanlı tutum.istanbula gelen akdenizdeki altıncı filo askerlerine genelevlerin özel boyatılması USA ya karşı  materyalist karşıtı bir tavır 67 haziranında başlayarak gittikce tırmandı taa ki 69 şıubatına kadar şürdü .  . halbuki 67  baharında deniz altılarını görmüş ve gruplar olarakta agzımız açık bir şekilde gezdirilmiştik.tüm yüksek ögrenim gençligi olarak çok etkilenmiştik bu sunumlardan. bizim güçlü müttefikimiz olan USA ya  tavrımız 1968 de yavaş yavaş olumsuz bir hal aldı
.daha sonralarıda türk talebe cemiyetinin liderliginde gırtlagımız yarılırcasına kadar GO HOME mitinglerine iştirak etmiştim...bu tarihte denize atılan askerler bile oldu beyoglunda şurda burda tartaklandılar darp bile maruz kalanlar oldu uniformalarına boyalarla bile saldırıldı.imajları gittikçe yara aldı...

5 Nisan 2014 Cumartesi

kalp krizi

dünden devam :
rahmetlinin işleri gittikce büyür.caddedeki küçük restorant çalışırken biraderi  1. katta tam kat olarak o yılların en gösterişli restorantını disayn eder. açılışıda restoranın benim dügün yemeyimle olur .ve öyle güzel çalışırki altın yumurtlayan bir tavuk gibidir.herkez  takdir eder . çok kısa bir sürede iskender  agız damak tadı için  bu cografyada marka olur...
  , böyle güzelçalışan bir düzen büyük özveri ister benim takdir ettigim patron eniştemiz de olur bu arada sabah 5 de mutlaka erken kalkarak işine gider  iskender için mimarsinandan bizzat kaymagını alır.hale gider  meyvesini karpuzunu alır . kasap ismaile giderek etini alır .  ve kasadan hiç ayrılmaz.  namaz kılacagı veya özel anlarda  kasayı salih koçaga ve benzeri güvenli kişilre kısa bir süre için terkeder . bu arada inşaat işlerine başlar rahmetli halit çagıl ile bu işleri kovalar  fırın  manav işleride bu arada yürür gider.öyleki kasada durup devamlı para almak onu sıkmaya başlar son yıllarda  ilerde sanayi yatırımlarına geçecektir. zekasını göstermesi için yaşadıgı bir anekdotta şimdi sıra : bir gün iskenderde dügün yemegi vardır ve her taraf tıklım tıklım doludur.yüzlerce kişi yemektedir .  garsonun biri gelir  patron adam yemek yerken  öldü  yerde yatıyor dediginde patron lan sus der yerde yatan adamın yanına varır nabzını tutar  garsona al bunu sırtına aşagıdaki taksiye yükle hemen hastaneye yetiştir adam kiriz geçiriyor der.  herkez de yemegine devam eder. ölü haberi ile millete bir şok yaşatmaz...halbüki adam nalları dikmiştir çoktan ölüdür...işte pratik bir zeka örnegi size...

4 Nisan 2014 Cuma

gittigi yer cennet olsun

hayatta  en takdir ettigim insanlardan birini yakında  kaybettim.
gittigi yer cennet olsun .taa çocuklugundan beri dur durak bilmeden  diezel moturu gibi durmadan çalışan zeki bir insan . ilk okuldan sonra serbest ticaret hayatına başlamış sahip oldugu fırına  komyonla gelen çuvallarla unu sırtında  taşımış. askerlik sonu açtıgı lokantada  çok başarılı olmuş . anlattıgı bir anekdotu burada anlatmam lazım .kayseriye  fotbol maçı yapmak üzere bir takım gelmiş.lokantasında şipariş verirken  hepside rus salatası yemek ister.garson kırsal kesimlidir patrona  bu genç patrona gelir patron bizde rus salatası yok ne yapacagız şimdi diye sorar.ne demek yok diyerekten köşedeki yogurt külegini kapar ve  bir kazandaki klasik çoban salatasına alabora eder yogurdu. yap herkeze bu rus salatasından servis der garsona .garson agbey bu yogurtlu çoban salatası ne alakası var rus salatası ile diye itiraz eder oglum bu kayseriye özel rus salatasıdır  laf etme dagıt sen  der. tüm sporcular salatayı agızlarının suyu akaraktan yerler ve böyle lezzetli rus salatası hayatlarında yemediklerini hepsi ayrı ayrı dile getirir hem garsona hemde bu genç patrona ayrı ayrı teşşekkür ederek mutlu bir şekilde lokantadan ayrılırlar.devamı gelecek....

2 Nisan 2014 Çarşamba

0.04 YTL ipotek

dün bayan bir avukattan uzun bir resmi yazı aldık. hani şu sarı zarflar varya onlardan.iadeli taahütlü  gönderilmiş.seyahattede oldugumuzdan  zarfı mahalle muhtarımıza bırakmışlar. içinde ne oldugunuda bilmediginden  muhtar abdullah yigit bizi almanyada buldu çok önemli resmi bir mektup geldi hemen alınız dedi çok heyecanlı idi . bizde ayn heyecanı duyduk tatil biter bitmez muhtara ugradım ve zarfı aldım . açıp okudugumda da  rahmetli aziz nesin lik  bir yazıya rastladım .yazının özü  sene 1950 de rahmetli adem çilsal şimdi organize  taraflarında bir arsaya ipotek koymuş alacagına mahsuben . yani tam bundan 65 sene önce. alacagını da almış ama ipotek kaldırılmamış .şimdi avukat hanım adem çilsal varislerine tek tek aynı bize gönderilen mektuptan göndermiş.  ipotegi çözün diye bu konuda şahitleride varmış  o gün konulan ipotek bugünkü degerlerle 0.04 YTL imiş . kargaların bile gülecegi, senbolik bir rakam. yani 4 kuruşluk ama sadece 4 kuruşluk bir ipotek...gülermisin aglarmısın avukatın ugraşı mahkemelerin bu ıvır zıvır ile ugraşması posta idaresinin  iadeli taahhütlü yorgunlugu .deger mi bu maymun gulu gulu  dansına....işte bu yüzdende böyle komik şeylerle energiyi tüketerek mega işlere egilemiyoruz duy ey kanun yapıcı bırak kasetleri karşılıklı nezaket kuralları dışı didişmeleri...neydi son mahalli seçimlerdeki mitingler başçalan pensilvanya ssk genel müdürü vs gibi hitaplar mecliste nasıl uyum içinde çalışacaksınız evvela nezaket ve asalet diyorum...

19 Mart 2014 Çarşamba

8 martta  güzel bir güneşli günde münih havaalanına dakik olarak indik .  cafe de dinlendik ve dursunlar saat 13 de bizi arabaları ile alarak fieberbrunna dogru hareket ettik .  bu ara zaten 2 saatlik bir yol . otelde odalarımızı aldık 408 bizim oda 410 nevzatların  odalar park yerine bakıyor . kısa bir yürüyüş yaptık .daha evvel her taraf bembeyaz bir örtü ile örtülü olurdu bu manzralar hep anımızdaydı. yeri topragı görmek mümkün olmazdı tüm çatılar en az bir metre kar ile yüklü örtülü olurdu..  mum bootları giymeden yürüyüş yapılamazdı çünkü ayakkabıların içi kar dolardı. . bu sene kar az yagmış şehir içinde  her taraf ta çayırlar yeşermiş sanki bahar erken gelmiş hava masmavi açık sıcaklık 20 derecelerde oldukca ılık .  ama reckmoos noord ve lerchfilzen pistlerinde o meşhur toz kar kaymak için çok ideal . ben tüm pistleri ki 150 km . kadar var hepsini gördüm ve kaydım .5 günlük skipass ile kaymadıgım yer kalmadı alplerin bu bölümünde . sabah saat 6.30 unda nevzat ile yürüyüş yaptık  hergün karın hissedilir derecede azaldıgını gördük 45 dakikalık yürüyüş sonrası  SPAya girdik  20 dakika kadar yüzdük havuzda kimselerde olmazdı bizden başka.  odalara çıktıgımızda ben sıcak su dolu küvete uzanırdım yine 20 dakıka kadar .sonrasında balkona geçer  havlu bornoz ve battaniye altında yarım saat kadar keyifli bir uzanma relax yapardım balkondan yamaçların yeşil çamlarına kar ile tezat kontrasına doyum olmazdı. .saat 09.15 de kahvaltıda buluşur  şampayalı  lachslı her cinsten bol peynirli kahvatımızı yapardık .  saat 10 da da kayak kıyafetlerini giyerek kendimizi  pistlere vururduk .  3 sat kadar  kan ter içinde kayar  ögle bir saat  kadar ara verir küvette regenere olurdum  saat 14 de tekrar  kiyafetleri donanır  bergbahnen ele tepelere çıkar degişik pistlerde 2 saat kadar kayardım .  kayak sonu tekrar küvete yatar sıcak suda ısınırdım . autria trendin direkt pistte oluşu  bir çok avantajıda beraberinde getiriyordu araç vs ihtiyacı olmadan her şey bu kompakt otelde halloluyordu.5 günlük kayak ,SPA hepimize çok iyi gelmişti.gelecek yıl yine aynı yerde buluşmaya söz verdik...tabii sıhhat elverirse...

3 Mart 2014 Pazartesi

su deposu bakımı.

arkadaşımız şaban minareci çok çalışkan biridir. hiç boş durmaz hep birşeylerle ugraşır eline aldıgı her şeyide mükemmel yapar ve sonuçlandırır .
bir gün damda su deposunun içini kontrol eder içi oldukca  kirli gözükür. dibinde tortular vardır .  içinin boyası atmış yer yer kavlamış ve paslanmıştır. suyu boşaltır. bir kaç gün deponun içerisinin boşalmasını  kurumasını bekler .  zimpara moturunu alarak varilin içine girer. tüm içini makina ile zimparalamaya başlar bu arada  hava toz duman olur  aspire etmemek için maskede takar zimparaya devam eder. içi pırıl pırıl olmuştur. dişarı çıkar ama bu arada nefes darlıgı  hisseder bu durum onu  çok ta rahatsız eder  nefes almak  gittikce zorlaşır .  arkadaşım bu nefes darlıgı ile bayagı ugraştı  gögüs doktorları bu sıkıntının zimpara sonu cigerlere çöken demir tozundan ileri geldigini dile getirdiler. o günden beri  depo temizlemeye yeminli kendisi .ama üretime devam . özellikle nefesi açıldıgından beride çapa makinası ile yogun  ugraş verir .kössü =köstebeki tapanca ile yakalamada vurmada da rakip tanımaz bir avcıdır kendisi .ne zaman daralsak hep hızır gibi yetişir her işimize ...sag olsun .

26 Şubat 2014 Çarşamba

tel.konuşmaları ses kayıtları


17 aralık gününe kadar başbakanın popülaritesi içte ve dışarda pek yüksekti.hakikaten son 11 yılda çok güzel şeylerde yapıldı insanımız zenginleşti yetmişli yıllara kadar bilhassa kırsal kesimde halk çok yoksuldu erkeklerin arkası yamalı pantolonları ayakta çarıklar hanımlarda ve çocuklarda 3. dünya görüntüleri  hep göze çarpardı .eger karı kocanın belli bir işleri varsa ev araba alabiliyorlar kılık kıyafetler markalaştı ve batı görünmleri sergileniyor artık  şimdilerde  fetullah gülenle olan menfaat çatışması kılıçların çekilmesine sebeb oldu. ve bu iki dindar kesim arasındaki  çatışma islamında adı ılımlı da olsa bir çıkış yolu olmadıgını gösterdi .allahüekber diyerekten  hapanla götürmüşler  idarecilerimiz.  4 bakanın istifaları sonu vermelerini istedikleri başbakanı destekleyici demeçler verilmedi . hatta erdogan bayraktar senin emrinle herşeyi yaptık demesi ve istifa etmenin erdoganla başlamasını ntv de dile getirdi .  bu agız aldıgı tepki üzerine hemen degişti . sözünü yaladı bayraktar . daha sonraki günlerde de m. güler  ilkin z. çaglayan  seçim bölgelerinde boy göstererek kompas dan söz ettiler masumuz şarkıları söylemeye başladılar . belli ki böyle yapmaları buyuruldu kendilerine.ama gülünç oldular. paralel yapı  iddiası ile yüzlerce hakim savcı ve polisin yerleri degiştirildi .soruşturulmaların  önü kesildi  zira soruşturulmaların kendilerine uzanacagını biliyorlardı. halaç pamugu gibi insanlar dagıtıldı. bu ne  katılık ve acımasızlık  islama sıgarmı bunlar. iktidar da iktidar  diyorlar .halbuki istifa edebilmekte bir erdemdir bunu bilmiyorlar. yine  magdur pozlarına yatıyorlar ve kütleleride peşlerinden sürüklüyorlar.magduruz da magduruz bu taa siirten beri böyle... agustos 2014 e kadar  ki süreçte arena iyice gerilecek bilmem ileri müsbet bakabilecekmiyiz.siyasi liderler zerafeti  saygıyı unuttular .hitaplarda dikkat ve uslupbir köşeye itildi.inandırıcılıgı kazanmak çok kolay ama bir de kaybedince tekrar  kütleleri ikna etmek oldukca zor görünüyor...özlüyoruz batının o zarif demokrasi geleneklerini ...

24 Şubat 2014 Pazartesi

sochi kış olimpiyatları 2014

putin in korktuğu başına gelmedi.olimpiyatlara  çok önem verilmiş  milyar dolarlar harcanmış çok güzel bir atmosferde  karadeniz kıyısında bahar havasında geçen kreasyonları kültür sanat ve resim konusunda rusyanın oynadığı dünya rolü esas alınmış tam bir zenginlik  renk çümbüşü ve disiplin hakimdi kapanış seremonisinde . yarışmalar  çoğunlukla Kafkas dağlarında yapıldı. bitki örtüsü ve kar miktarı çok idealdi büyük ulu ağaçların gölgesinde heyecanlı yarışlardı izlediklerimiz . özellikle 4x7.5 km biatlonda  son dakıkalara kadar hep Norveç öndeydi. ayakta atışlarda  1-2 karavana sonu gecikme norveçi yarışma dışına düşürdü. hesapta olmayan rusya 1. olurken almanya 2.oldu. saha kenarından enerjik destek veren antranör çok dikkatimi çekti . durmadan koşuyor  komutlar veriyor yarışçısını teşvik ediyordu  madalyaya takım olarak odaklanmış ve başarıya kiltlenmişlerdi .  ve kazandılarda bu nasıl hedefe kilitlenme bu nasıl  madalyaya hazırlıktı .ancak böyle bir geniş sporcu kitlesinden seçim  yarışlara bilgi ve malzeme ile hazırlanma başarıyı getiriyor . yalnız dua ile madalya kazanılamıyor .  madalyalar batının sanayi toplumlarınca bölüşüldü . 76 milyon nüfusumuzla övünürken bir madalya bile alamayışımız bizleri hep üzdü . 40 yaşındaki Norveçli biatlon da  yarış öncesi hazırlanmış ve dünyada kış olimpiyatlarında en çok madalya alan sporcu oldu.Björndalen  13 madalya kazandı.hemşehrisi Björngen da kadınlar arasında en çok madalya kazanan sporcu oldu.10 madalya. tek sporcu bile ülke toplamı kadar madalya getirebiliyor .  bizde ithal sporcularla ülke ismini duyurabilmiştik süleymanoglu halterde  Habeşistan dan ithal elvan ile maratonda ismimizi duyurduk .Londra da4x4 bayrakta ki başarıların altında da  doping çıktı maalesef...

7 Şubat 2014 Cuma

etraf toz duman

sn . başbakan son genel seçimlerden hemen sonra balkona çıkmış76 milyonun başbakanıyım demişti. ve de ilave etmişti  yönetimde çıraklık devrim bitti artık ustalık dönemindeyim. ne oldu ise  işte bu 2 sene içinde oldu  halkın kaç çocuk yapması gerektiginden  internetine kadar herşeyine karışmaya ve müdahaleye başladı .milat olan 17.aralık olayı her şeyi degiştirdi. paralel devlet komplo teorilerine sade vatandaş  göbegini kaşıyan adam inanıyor olmalı ki kamuoyu araştırmalarında yok olması gereken parti hala yüzde ellilerde oy alacak gibi görünüyor . halbuki yolsuzlukların üzerine gitse ve  olayı kamufle ye çalışmasaydı daha inandırıcı olurdu  bu günlerde tam bir güvensizlik  atmosferi hakim . kimseler artık hiçbir şeyin eskisi gibi  olmayacagına inanıyor. büyük güven kaybetti . neden kamufle etmeye çalıştıgını artık herkezde biliyor zannediyorum zira ucu ona dayanıyor .ATV nin satışı ve havuz kurularak iş adamlarından yüzmilyonlarca dolar alınması gündemin konusu  devlet ile iş yapan mütahitler istem dışıda olsa bu havuza bu paraları verdiler böylece yandaş bir medyada yaratılmış oldu . kaldıki TRT de zaten AKP nin özel kanalı gibi  yıllardır çalışıyor .  halbuki  bagımsız ve tarafsız medya demokrasilerde ne kadar da vazgeçilmez .merkez bankasının faizleri artırması ile dövizler geriledi .2.4 olan dolar 2.2 ye kadar geriledi . yorumcular 30.03  e kadar bunun 2.5 e kadar yükselebilecegini ama  hazirandan itibaren düşme trendine girecegini  ve 2.0 kadar düşecegini öngörüyıorlar görecegiz .  türkiye güzel ülkem bunları hiç haketmiyor. bunu batılılarda dile getiriyorlar ama bal tutan özellikle bu cografyada her daim parmagını yalıyor . suyun başındakiler mangırları hep götürdü götürüyor.  deveyi çalan kılıfıda hep h
azırlıyor....