17 Temmuz 2013 Çarşamba

uçak ile ulaşım

türkiyenin merkezinde bulunan  kayseriden diğer şehirlere ulaşım sadece karayolu ile yapılırdı son yıllara  kadar . insan istanbula gitmek için en az 8-10 saat yolculuk yapar anası ağlardı önceki yıllarda  sigara yasagıda yoktu .  duman altı olurduk  hepimiz molalardan sonra herkez bir sigara yakar ve kürdan ilede dişlerini temizlerdi  . çay molası yemek molası uğraşır dururduk .  otübüs firmaları gittikçe güçlenip büyüdüler .  birbirleri ile de anlaşarak fiyatları özel günlerde şişirirler o günlerde yer bile bulunamazdı .  bvayramlarda sömestr tatilllerinde  yollarda terminalllerde insanlar harman olurdu . AKP iktidarında yollar duble yol oldu  kazalar bu sayede azaldı gidiş gelişli tek şeritli yollarda  çok trajik kazalar yaşanırdı . 2005 yıllarından sonra hava alanlarına öncelik tanındı THY monopolü kurulan özl havacılık şirketleri ile pegasus atlas onur air vs ile hava taşımacılığı  ivme kazandı .  milyonlarca kişi çok süratli bir şekilde makul bir fiyata da seyahat edebilir oldu . bu şirketlerde neredeyse THY kadar  yolcu taşır oldular  rekabet halkın lehine oldu serbest piyasa ekonomisinde iyi hizmet  makul fiyat ve müşeri memnuniyetini kendine ilke edinen şirketler diğerlerine göre daha da büyüdüler pegasus gibi.hele zaman zaman yaptıkları kampanyalarla  kayseri Antalya 39 tl  ye bile alınabildi  . tehlikeli serüven yılculuk bu sayede 50 dakikalık bir yol oldu .Atatürk bile istikbal göklerdedir demiş taa yıllar önce başuna dememiş...saygı ile bir daha  minnetle anıyoruz ...

16 Temmuz 2013 Salı

böbrek nakli

ülkemizde nufusun yaşlanması ,yıllarca süren diyabetes mellitus yani şeker hastalığı ,ve bilinçsizce kulanılan çeşitli ilaçlar nedeni ile  kronik böbrek yetmezliği  diyaliz vede böbrek nakli için organ arayan insan sayısında  oldukça artış var .  yüksek tansiyonda bu hastalıklar için ana sebeplerden biri .aslındaçokta sıkıntılı bir süreç . . sosyal devlet politikaları sonunda sağlık sektöründe hastaların doktorlara ulaşması çok kolaylaştı .. sağlık politikaları halkın yararına olumlu gelişmeler gösterdi eskilerde bu  hastaların çok az kısmı varlıklılar diyaliz ve nakiller için maddi imkanlar bulabilirdi. insan sağlığının kıymetini, ancak kaybedince anlıyor .  böbrek nakli yaptırmak isteyen sıra bekleyen binlerce kişi var ülkemizde. çocuklarda üst solunum yollarındaki infeksiyon ve focusları sonucu geçirilen akut romatizma  ve akut nefritin kronikleşmesinide unutmamak ve hafife almamak gerekiyor . aslında insanlarımız organ bağışına pek sıcakta bakmıyorlar . tüm .kampanyalara rağbet cılız kalıyor . batının uygar ülkelerinden bile  organ bağışı alıyor yurdum insanı . (mesela hollandadan ) benim şahsen içim cız ediyor.buruluyorum . 76 milyon nüfuslu koca bir ülkeyiz ama küçük bir ülkeden hollandadan  17 milyon nüfuslu. organlar alıyoruz onlara muhtacız...organ bağışına duyarlı olalım ...

10 Temmuz 2013 Çarşamba

gezi parkı ve mısır

mayıs sonu başlayan gezi parkı gösterileri değişik kuruluşlarında olaya katılması ile sürarle tırmandı  polisin  taşkınlıklara biber gazı ve su sıkması ile ortam son derece gerildi . yazılı ve görsel medyanın bu denli kullanıldığı  bilişim çağında insanlar facebooku ve twitteri kullanarak  hemen bir araya gelebiliyorlar .  her ferdin bir yaşam şekli ve felsefesi var artık .yıllar öncesinin güdülebilir toplulukları yok artık . herkez saygı görmek istiyor çocukmuş gibi  muamele istemiyor . özellikle gençler  bilgisayarı yoğun bir şekilde kullanıyor dünyayı tanıyor . fiyatlarınıda herşeyin biliyor ve karşılaştırıyor.gençlerin eğitilmişlerine uygun iş alanlarıda yaratamıyoruz . hepsi patlayacak bir bomba gibiler. yinede maddi manevi ailesel dayanışma çok sosyal gerilim ve fırtınaları önlüyor . ülkemde insanlar huzursuzluklarını dile getirip sergilediler idare edenlerde bu mesajları aldılar . aklı selim ve demokraside olgunluk türkiye yi mısır gibi çok şükür yapmadı . mısırda yaşanan olaylar epey bir zaman alacak. bu bir birikim istiyor  fransada yaşanan 1789 ihtilali yüzbinlerce cana maloldu . taşlar yavaşta olsa kurbanlar vererek ancak yerine asırlar sonra oturabildi .
T.C. olarak  özellikle hükümetin  mursi yanlısı  taraf olması büyük elçimizin çağrılmasına ve gazetecilerimizin tutuklanmasına sebeb oldu . hiçte lüzumu yoktu .  batılılar gerek suriyede gerekse mısırda olayı sadece izlemekte kaldılar . ordunun olaya el koymalarına ihtilal bile demediler. almak lazım.

23 Nisan 2013 Salı

 23.nisan 2013
1920 de demokrasinin vazgeçilmezi  meclisimiz açıldı. o günden beride bu özel gün çocuk bayramı olarak kutlanıyor .  bu mevsimde orta anadoluda genelde kırk ikindi yağmurları dediğimiz yağmurlar yağar . sabahdan ikindi vaktine kadar hava nemli ,güneşli ve ılıman olur .öğleden sonra batıdan gökyüzü bulutlanmaya başlar .   bulutlar gri den siyaha kadar renk yelpazesinde yoğundur.  sonra gök gürültüleri ile bardaktan boşalırcasına  yağmur yağar .zaman zamanda kırcı yagdıgı olur.  kırcı büyüklükleri neredeyse can eriği çapında olabilir . geçen sene yoğun kırcı yağışı neredeyse 4-5 cm. kadar olmuştu.hertaraf kar yağmış gibi bembeyazdı . yağışlar çakmağın dereresi dediğimiz  büyük Kızıltepe-  Hisarcık yolu arasındaki derin vadide sellere dönüşürdü 50 li yıllarda . öyleki hısarcıka araba ile gitmek mümkün olmaz merdivenli bayırını tırmanamadan konsül ile şehre geri dönerdik babam ile. . seller  esenyurttan kartala kadar ulaşırdı . sellerle kayalar bile sürüklenir . çok sesli  bir çağlayanı andırırdı çakmak ın deresi . aynı  boyutta selleri ali dagı ile  haymana- kıranardı yolu arasındaki derin vadide de yaşardık .  şimdilerde yağışlar azaldı  60 lı yıllardan sonra seller yapılan derivasyon kanalları ile kayboldu artık göremez oşlduk . .
çubuklar neredeyse filiz vermeye başladı. gecikmemize rağmen  budamaya başladım . hergün iki saat gibi  zaman ayırdım .aslında Nureddin yapacaktı onu orhan soyışıka gönderdim bizimki kaldı ama arkadaşımda ziyadesi ile memnun oldu .  fedakarlık dostlukta şart .  gilamada denen çubuk dalllarını biraraya getirip bastırmak gerekir . bunu uzun dal ile veya tel ile yapmak mümkün .  bunları kurutup  ocakta şömünede  tutuşturucu olarak kullanırız. çok işe yarar çocuklukta deredeki üzüm bağımızda ne de yorulurduk toplarken  .
TARAL denen çapa makınasından iki adet satın aldım . çok iş görüyorlar bir günde 10 adamın amelenin yaptığı işi yapıyorlar agbeyim almaktan vazgeçince  Gökalp e verdim . kısmetli  adam . artık adam da bulmak mesele oldu kimseler belle agır işlerde çalışmak istemiyorlar .eskilerde ermeniler vardı belci olarak hep aranan kişilerdi hacıların belcilerinin özel belleri vardı döğme demirden . .şimdi hepsi sanayici oldu enorm sınıf atlama yaşandı bu ilçede . güzel de mahzen eşerlerdi .  günlük amele ücretleri bu günlerde neredeyse 50 Euro civarına dayandı.
bugünler lale leylak  elma çiçek günleri tabiat ana ziyadesiyle çoştu . bu güzellikleri bu mevsimde yaşamak lazım doyasıya...anadoluda bahar ve sonbahar aşağı yukarı 6 hafta kadar sürer. kısadır bu güzel mevsimler...

23 Şubat 2013 Cumartesi

kayseri hastanesi-italyan ortaklı

özel sektör-kamu hastaneleri
neredeyse 2 yıl önce idi başbakan erdogan ın türk italyan işbirligince yapılacak büyük hastanenin temeli atılalı . türk tabibler birligi yargıtaya dava açtı türk hekimleri için hahsız rekabet yaratılacak diye ve bu güne kadar inşaata çivi bile çakılmadı . tbmmeclisinden tasarı geçti.2015 e kadar hastane bitmiş olup hasta kabulüne başlayacak diyorlar ilk yapılacak hastanede  kayseride olacak diyorlar . amerikadakı örnekler gibi bir hastane olacak alış veriş merkezleri . oteller hep bu komplexin içinde olacak .  kayseri için belirlenen yer şekerden sonra yeni termnal yeni çevre yolu üzerinde olacak . yüzlerce dönüm arazi üzerine oturacak.bu komplex nuh naci üniversitesi yakınında .bu civarda önümüzdeki birkaç yılda  altına hucum anlamında  bir yapılaşma kaçınılmaz gözüküyor .

17 Şubat 2013 Pazar

erciyes kayak merkezi

14 şubat ve 17 şubat 2013 de  erciyeste idim .  bu ik igün öncesinde  gecede kar yagmış sanki gelin kız erciyes  gelinligini giymiş o beyaz temiz harika masumiyetine bürünmüştü .tekir kapıdan erciyes kapıya oradanda  hacılar kapıya geçtim .  perşembe günü  hafta içi olmasına ragmen tekir kalabalıktı .  diger iki yerde saat 13 den 16 ya kadar  3 saat aralıksız tertemiz bakir pistlerin hakkını vererek doyasıya kaydık .
resimler gültepe arkaşlarım ve 2013 kışı hisarcıkta.
pazar günü erciyes festivalinin 2. günü idi saat 9 da çok tenha idi bir saat içinde kalabalık arttı .  konser alanı   sivillerle doldu . bizde halilin yurdu denen erciyes kapıya geçtik oradanda hacılar kapıya vardık . oralar tenha yine doyasıya saat 12 ye kadar  pistlerin altını üstüne getirerek  kaydık .bu saatte binlerce araba park etmişti tüm şehir daga akın etti. burada park görevlileri çok iyi çalışıyorlar  bir kargaşa trafık tıkanıklıgı yok .erciyesin tesisleri alpleri aratmıyor . tek eksik şimdilerde suni kar yagdıracak sistemlerin çalışmaması .  göletten beslenen sistem  çalıştıgında pistler sarı yeşilimsi bir renke bürünüyor sanki işenmiş gibi bir renk. dogal olarak küresel ısınma sonucu eski kışlar ve karlarda yagmıyor . dua edelim karımız çok yagsın . tüm gelişmeler buna baglı...

5 Aralık 2012 Çarşamba

ankarada oteler

1950 li yıllarda ankara dedeman oteli ile modern bir tesise kavuştu . yıllarca bu otele rakip gelmedi . tüm dügünler tüm toplantılar burada olurdu varsa dedeman yoksa dedeman . tüm türkiye işlerini halletmek için ankaraya taşınır hali vakti yerinde olanlar bu otelde kalırdı . devlet merkezi ankara idi . lokal oteritelerin pek yetkisi yoktu . tüm teşvikler tüm yargı işleri doviz tahsisleri herşey ama herşey ankarada hallolurdu . dedeman ailesi bu konaklamalardan  ve maden işlerinden bayagı nemalanmış zenginleşmişti .  kayseride de ahmet turan 27 mayıs caddesinde turan otel ve hamamını açmıştı . o yıllarda evlerde sıhhı tesısat bile yoktu . çok kişi hatta herkez sabah  hamama gider orada banyosunu yapar işine öyle giderdi . seks sonrası cunup vaziyetleri herkezi  çok tedirgin ederdi allah muhafaza  bu vaziyette ruhu teslim eden kendini cehennemde bulurdu adım bile atmak çok ama çok günahtı islam inancına göre . keza kadınlar o yıllarda  topluca hamamlara gider hijyenik temizlik  yanın da turşulu sazlı sözlü piknik havasında banyo yaparlardı .biz erkek çocuklar 10 yaşı sonrası hamama  nadiren götürülürdük osmanlı yaşlı kadınlar ' anam bunun sesi kart horuz sesi olmuş artık getirme diye tavır koyarlardı . zaman zamanda  hamamda bir şayia dolanır aman damda erkekler var  kadınları dikizliyor diye panik yaşanır çıglıklar bir birine karışırdı . hamamın idaresi natır denen oteriter bir kadına verilirdi . bu kadına kim fazla bahşiş verirse o  torpilli ve varlıklıyı kurna dibine oturturdu . garibanlar kurnadan oldukca uzakta yerlerini alırdı .  kadınlar arası zaman zaman kıyasıya kavgalar olur .çözümü  işi tatlıya baglayanı yine natır olurdu . hamamlar odun ateşi, ve fırınlar gibi kamış ile ısıtılırdı fuel öil kömür ve dogal gaz o yıllarda hiç yoktu..  kayserideki meşhur hamamlar deveci hamamı hunat hamamı ve selahattin hamamı idi . kadı hamamı bizim mahalleden oldukca uzaktı . turan otelinin roofu içkili lokanta olarak yıllarca gidilebilen güzel restoranlardan biri idi rakipsiz çalıştı ve turan ailesini maddeten coşturdu.1983 e iktidara gelen özalın teşvik tedbirleri ile türkiyede yüzbinlerce yatagı olan binlerce otel ve tatil köyleri kuruldu. bu sektör rekabete açıldı kalite hissedilir şekilde hizmetle beraber yükseldi .otel zincirleri oluştu .Rixos gibi. kapital rusya -azeri. kapitali . ankaradaki 1 aralık 2012 tolga  imamoglu dügünü için rixosta kaldık .iyi yapılmış bir otel işletmeci rixos. otel dolup taşıyor . pilotlar hostesler civa gibi bakımlı insanlar her yerde göze çarpıyor . otelde yogun olarak cam kullanılmış .dıştan içi göstermeyen camlar . otelin  banyosu ve küveti çok ilginçti . suit odada meclisi seyrede seyrede jakuzili uzun bir pazar banyosu yaptık .gece gördügümüz gelin belkide ankaranın en güzel kızı idi. helal sana tolga dedik...

26 Kasım 2012 Pazartesi

24.11.2012 günü pgs saat 08 uçagı ile kayseriden istanbula geldim . İSG hotelde standart bir odam vardı.bunu reseptıondaki  bayanlar upgrade yaparak harika kral dairesini bana TAHSİS ETTİLER HİÇ BÖYLE BİR ODADA KALMAMIŞTIM . ... harika.herşey mükemmel. tüm çabalara ragmen kısmeti insanların eksik olursa böyle oluyor istifade edermiyorlar . sanki cennetti burası .keşke cennet standartlarıda böyle yüksek olsa .içime sinmedi dogrusu . . hemen süt beyaz bornuzu giydim ve spa ya indim . aman allahım . bu ne lux bu ne zenginlik . hemen saunaya kendimi attım . 2 seas sponrası sanki yeniden dogdum . . kahvaltı salonuna vardıgımda sanki kuşun sütü bile vardı açık büfede yine içime sinmedi halbuki sadece paylaşmak istemiştim .sonra havataş  ile mecidiyeköye kadar nefis manzaralar bogazda yalıları teget de geçerek florya hattına  geçtim . abdullah gürsoy sıcacık bir dost nede güzel karşıladı . sohbeti ve ikramları beni birazda olsa stresimden arındırdı . nefis mercedesler sundu . hepsinin kokuları bile insanı bir hoş ediyor . degişik renkler ve modeller . dişine DANIŞ .AMA BEN BUNLARI ÇOKTAN AŞTIM.Bana sarı mauntain bike daha uygun ....oradan deniz otübüsü ile kadıköye vardım . iyot kokusu da bana ilaç gibi geldi kadıköy iskelesinde  yagmur trafik ve koşan durmadan koşan insanlar mirkelamı hatırlattı o hem koşar HEMDE DURMADAN ŞARKI SÖYLERDİ BENDE ŞARKILAR MIRILDANARAK SABİHA GÖKŞENE ULAŞTIM.. OLDUKCA ÜŞÜMÜŞTÜM . RECEPTION A rica ettim 10 dakıka sonra sanki büyük sahra çölünün sıcagında saunadaydım yine 2 seans sauna yaparak tüm streslerimden arındım . kral dairesindeki tv ekranı oldukca genişti nefis bir film izledim . gece yarısına dogru o nefis yastıga sarıldım . uyumuşum sabah kalktıgımda saat herzamanki saatti 0630  hemen sportif kıyafetleri giyerek civarı taramaya başladım .  bu tur 1 saat kadar sürdü . hava nefisti .yagmurda geceden durmuştu.  küveti doldurdum sımsıcaktı .  iyice gevşedim . yaşamak ve yaşam gurusu olmak buna derim ben . kahvaltıda özellikle somon dumanlı peyniri sevdim bir de kivi yedim . .haberleri laptopda izleme sonrası kendimi havataş otübüsünde buldum .  güzel bir pazar finasın loungunda  JB ile devam etti . iyiki kendime bu hafta sonunu ayırmışım bunu galiba sık sık ta yapmalıyım ....

3 Kasım 2012 Cumartesi

Stuttgart ,
ipekleri stuttgart tan yolcuettikten sonra heidelberge kadar  devam ettik neckar kenarında  güzel bir üniversite şehri . ISG hoteli şehre 10 km kadar uzaklıkta.  kahaltısı ve saunası harika . orada yattık . saat 10 da yola revanoşlarak dortuntta kadar devam ettik . zaman zaman otobandan ayrılarak sauerland siegen taraflarını dolaştık .  dortmunda unique otele indik  suıt 65 Euro.  araba parkı içinde 12  euro ödemek gerekti .   akşam da nevzatlarla beraberolup hasret giderdik .  bir uzak dogu retorantına hemen hauptbahnhof arkasında 2. katta . gittik nefis deniz ürünlerinden 2 şer portıon yedik . kanguru eti bile var. onlara karadeniz den hocanın fındıgından verdik 2 kgr.  belkide berlind

2 Kasım 2012 Cuma

kurban bayramı2012

Strassburg,
25.ekim 2012 tarihindebu güzel şehri hem araba hemde boot la gezdik.hayran kaldık . ren nehri   kenarında bulunan bu 250 bin nufuslu fransız şehri. milattan önce kurulmuş orta çagda.  200 yıllık bir sürede NÖTR DE DAME  KATADRELİNİ YAPMIŞ. O NE ESTETİK O NE SABIR HEYKELTRAŞ VE SANATKARLARDA AGZIMIZ AÇIK KALDI . MATBAYI BULAN GÜTENBERG MAİNZ DOGUMLU onu o şehirde çok yüceltmişler heykelini dikip müzesini  açmışlar .13 yıl da gütenberg strasburgda  kalmış bir marangöz ve bir dökümcü ile de  beraberce çalışarak matbanın icadında  ana rölü oynamış . onunda bu şehirde özel bir yeri var .  heykeli ve müzesi ziyaretcilere açık . keza nopolyonda buralı. onada yenilgilerine ragmen yer var halkın gönlünde .  bize matbanın gelişi neredeyse 250 yıl sonra ibrahim müteferrika işimli bir macar ile  olmuş kuran basmak günah düşüncesi bize ilmi irfanı  geciktirmiş . avrupa parlementosuda modern şehir alanına yapılmış unesco nun ilk kültür mirası  strassburg için yapılmış .  tüm çevre sulak dümdüz ovalarla çevrili ve çok bereketli . özellikle mısır bugday ve üzüm tarla ve bagları  her yanda.  alsace da  mülhausen bir sanayi şehri makina   araba  ve tekstıl imalatı agırlıklı bir geşmişi var. 400 arabalık bir oldteimer müzesi var . kaldıgımız semmersheim dan stuttgarta  kara ormanların içinden yüksek daglardan geçerek vardık her tarafta nefis  manzaralar gördük. sanki uludag atmosferi yaşadık ekim sonunda kar topu bile oynadık .